Tasavvuf Klasikleri · Temmuz 8, 2026

menkude (Tasavvuf Sözlüğü)

dünyâdadır. Bu da kazâya rızâ, Allah'a kurb (yakınlık), O'na a href "/tr/tasavvuf-sozlugu/munacat/" münâcât /a ve O'nunla arasındaki perdeyi kaldırmaktır. Böyle bir kalbin a href "/tr/tasavvuf-sozlugu/sahib/" sâhibi /a …

dünyâdadır. Bu da kazâya rızâ, Allah'a kurb (yakınlık), O'na a href "/tr/tasavvuf-sozlugu/munacat/" münâcât /a ve O'nunla arasındaki perdeyi kaldırmaktır. Böyle bir kalbin a href "/tr/tasavvuf-sozlugu/sahib/" sâhibi /a halvetteki (yalnızlığındaki) bütün hâllerinde Hakk ile beraber olur. Bu beraberlikte, ne (Allah hakkında) bir keyfiyet, ne de bir teşbih vardır. Hiçbir şey O'nun gibi değildir. O işitir ve görür. Şürâ, 42/11

Cennet-i mev'üde (vaad edilen cennet) ise Allah'ın mü'minlere vaad a href "/tr/tasavvuf-sozlugu/tigi/" ettiği /a cennet ve perdesiz olarak Cemâl-i Kerim'ini görmektir. (Feth, 20