Tasavvuf Klasikleri · Temmuz 8, 2026

merâtib-i külliyye (Tasavvuf Sözlüğü)

Merâtib-i külliyye (külli mertebeler) altı tanedir. Bunlar da Ahadiyyet Zât'ının a href "/tr/tasavvuf-sozlugu/meratib-i-uluhiyyet/" merâtib-i ulühiyyet /a mertebesi, a href "/tr/tasavvuf-sozlugu/vahidiyyet/" vâhidiyyet …

Merâtib-i külliyye (külli mertebeler) altı tanedir. Bunlar da Ahadiyyet Zât'ının a href "/tr/tasavvuf-sozlugu/meratib-i-uluhiyyet/" merâtib-i ulühiyyet /a

mertebesi, a href "/tr/tasavvuf-sozlugu/vahidiyyet/" vâhidiyyet /a hazreti olan ilâhi hazret mertebesi, a href "/tr/tasavvuf-sozlugu/mucerred/" mücerred /a rühlar mertebesi, misâl ve a href "/tr/tasavvuf-sozlugu/melekut/" meleküt /a âlemi olan nüfüs-ı âmile (lamel eden nefsler) mertebesi, a href "/tr/tasavvuf-sozlugu/sehadet/" şehâdet /a âlemi olan mülk mertebesi ve her şeyin a href "/tr/tasavvuf-sozlugu/meclasi/" meclâsı /a ve cem'iyetinin süreti, insan-ı kâmil olan Câmi' varlık mertebesidir. Meclâ beş, mertebeler ise altı tanedir dedik. Çünkü meclâ, bu mertebelerin zuhüra geldiği yerdir. Ahadiyyet zâtı hiçbir şeyin meclâsı değildir. Çünkü orada hiçbir şekilde çokluk yoktur. Hatta âlimlik ve mâlümluk da yoktur. Bu yüzden Zât mertebesi, diğer mertebelerin tenezzülâtının tertib edildiği asıl mertebedir. Diğer mertebelerin tümü, bâtın veya zâhir meclâlardır. Ahadiyyet mertebesinin meclâsı yalnızca insan-ı kâmildir... (Kâşânî, 82; Câmi', 97

Merâtib-i külliyye olarak isimilendirilen avâlim ve hazarât, Hakk'a veya mahlükata a href "/tr/tasavvuf-sozlugu/nisbet/" nisbet /a edilen a href "/tr/tasavvuf-sozlugu/hakikat/" hakikatlerin /a , Hakk'a nisbet edilen kısımlarındaki tezâhür ve tecelli yerleridir. Hazarâtın ilahiyyet, rahmet ve vücüb gibi Hakk'a; fakr, ademiyyet ve imkân gibi mahlükata nisbet edilen kısımları vardır. Hakk'a ait olanlar asalet, ilim ve irâde; mahlükata ait olanlar ise tebeiyyet Hakk'a tâbi olma, O'nun ardından gelme) yoluyla gelir. Tümü içinde insanın hakikati ve ilim gibi külli olanları, Zeyd ve onun ilmi gibi cüz'i olanları, nutuk ve hayat gibi temel ve araz olanları vardır. (Ravza, 586

Mertebelerin sekiz tane olduğu söylenmiştir. Bunlar da mülk, meleküt, a href "/tr/tasavvuf-sozlugu/ceberut/" ceberüt /a , âyân-ı sâbite, ilâhi isimler ve sübhân sıfatlar âlemidir. Yani vâhidiyyet, Ahadiyyet-i Zât'ın tekliği mertebesi. Hakk olan Zât, Zât'ın kendisi ve a href "/tr/tasavvuf-sozlugu/mutlak/" mutlak /a a href "/tr/tasavvuf-sozlugu/huviyyet/" hüviyyettir /a . O gâyedir, ötesi anlaşılamaz, idrâk edilemez ve görülemez. Sekizinci mertebenin ilâhi ve külli mazhar mertebesi olduğu söylenmiştir. Çünkü sekizinci mertebe yedincinin, yedinci mertebe altıncının... diğer mertebelerin de bir alt mertebenin zuhür mahalli olduğu söylenmiştir. (Câmi, 97