Ehlullah seyr sülüklarının esaslarına dört ölüm esasını koymuşlardır. Bunlardan birincisi mevt-i ahdardır (yeşil ölümdür). Bu, gösterişli değil, yamalı elbise giymektir. Hz. Ömer Hattâb'ın giydiği elbisede on üç tane yama vardı. Bunlardan biri deridendi. Oysa o, a href "/tr/tasavvuf-sozlugu/mu-min/" mü'minlerin /a emiriydi... (Fütühât, TI, 184
Mevt-i ahdar (yeşil ölüm), kıymetsiz, bir kenara atılmış yamalı elbiseyi giymektir. Kişi, güzel bir elbise yerine kıymetsiz bir elbise giyerek namazının sahih olacağı kadar avretini örtecek bir elbiseye güzelce kanaat ederse mevt-i ahdarla ölmüş olur. Çünkü, (böyle yapmakla) hayatını kanaatle yeşillendirmiş (filizlendirmiş, güzelleştirmiş), geçici güzelliklerden müstağni kalmış ve yüzünü, kendisini dirilten Zât'ın cemâlinin parlaklığıyla parlatmıştır. (Şiirde) denildiği gibi:
Kirletmediğinde kınanacak şeylerle ırzını
her giydiği güzeldir kişinin
Şafii, değersiz olan eski elbiseyle görüldüğünde bazı câhiller onu kınadı. Buna karşı o şöyle dedi:
Değerinden fazla fiyatı olsaydı elbisemin
a href "/tr/tasavvuf-sozlugu/mevt-i-ahmer/" mevt-i ahmer /a ünsiyetim artardı değersiz nefsime
zifiri bir karanlıktır elbisen
güneşin ışıkları altında
Oysa bir güneştir benim elbisem
karanlığı altında gecenin
(Kâşânî, 92; Câmi’, 100
(Ayrıca bk. hırka/lübs-i hırka; murakka'a/murakka'ât
