Tasavvuf Klasikleri · Temmuz 8, 2026

mir'ât-ı hakk (Tasavvuf Sözlüğü)

a href "/tr/tasavvuf-sozlugu/mir-at/" mir'ât /a -ı hazret/mir'ât-ı vücüd Mir'ât-ı vücüd (varlığın aynası) mir'ât-ı hazret (hazretin aynası) (Câmi')), bâtın işleriyle alâkalı taayyünlerdir. Bu taayyünlerin süretleri …

a href "/tr/tasavvuf-sozlugu/mir-at/" mir'ât /a -ı hazret/mir'ât-ı vücüd Mir'ât-ı vücüd (varlığın aynası) mir'ât-ı hazret (hazretin aynası) (Câmi')), bâtın işleriyle alâkalı taayyünlerdir. Bu taayyünlerin süretleri çeşitli varlıklardır. Çünkü işler, a href "/tr/tasavvuf-sozlugu/vucudun/" vücüdun /a (varlığın), taayyünü ile zâhirin taayyün a href "/tr/tasavvuf-sozlugu/tigi/" ettiği /a bâtınıdır. Bu bakımdan işler, çeşitli süretleriyle taayyün eden, bir olan vücüdun aynalarıdır. (Kâşânî, 82; Câmi’, 97

mir'ât-ı hazret-i ilâhiyye/mir'ât-ı hazreteyn

Mir'ât-ı hazret-i ilâhiyye (İlâhi Hazret aynası)..., Zât'ın bütün isimleriyle zuhür ettiği mahaldir. Mir'âtü'l-hazreteyn (iki hazretin aynası), vücüb ve imkân hazreti demektir. Bu da insan-ı kâmildir. Aynı şekilde Mir'ât-ı hazret-i ilâhiyye de (İlâhi Hazret aynası da) da böyledir. Çünkü o, Zât'ın bütün isimleriyle zuhür ettiği mahaldir. (Kâşânî, 83; Câmi’, 97