Mizân (ölçü, dengej, adaletin şahsınızda yerleşmesinden, sırât (yol) ise a href "/tr/tasavvuf-sozlugu/ahlak/" ahlâk /a ve sıfatlarınızı arındırmaya teşebbüs etmenizden ibârettir. (Letâ'if, 134
Mizân, insanı isâbetli görüşlere, sağlam sözlere ve güzel fiillere götüren, fiilleri zıtlarından ayıran (davranışlardaki çelişkileri engelleyen) şeydir. O da şeriat, tarikat ve a href "/tr/tasavvuf-sozlugu/hakikat/" hakikati /a içine alan tek hakikatin gölgesi olan adalettir. Ahadiyyet ve cem makamları tahakkuk ettirilmeden adalet a href "/tr/tasavvuf-sozlugu/sahib/" sâhibi /a de onu tahakkuk ettiremez. Zâhir ehlinin ölçüsü şeriat, bâtın ehlinin ölçüsü kudsiyyet nüruyla nürlanmış akıl, a href "/tr/tasavvuf-sozlugu/havassin/" havâssın /a ölçüsü tarikat ilmi ve havâssü'l-havâssın ölçüsü de ancak insan-ı kâmilin tahakkuk ettirebildiği ilâhi adalettir. (Kâşânî, 93; Câmi’, 101
(Ayrıca bk. sırât
