Tasavvuf Klasikleri · Temmuz 8, 2026

muhâcir-mücâhid (Tasavvuf Sözlüğü)

Muhâcir, kötülüğü terk eden; mücüâhid ise, Allah yolunda nefsiyle a href "/tr/tasavvuf-sozlugu/mucadele/" mücâdele /a eden, mâbüda hizmet demek olan namazı doğru bir şekilde kılan, gizli ve açık, az olsun çok olsun …

Muhâcir, kötülüğü terk eden; mücüâhid ise, Allah yolunda nefsiyle a href "/tr/tasavvuf-sozlugu/mucadele/" mücâdele /a eden, mâbüda hizmet demek olan namazı doğru bir şekilde kılan, gizli ve açık, az olsun çok olsun malını sarf eden ve bununla da a href "/tr/tasavvuf-sozlugu/dunya/" dünyâ /a ticâretiyle meşgul olmayan kimsedir. (Küt, 1, 218

muhâdara-mükâşefe-müşâhede (ehl-i müşâhede; hayât-ı kulüb; mükâşefe-i ilm-mükâşefe bi'l-vecd-mükâşefe-i hâl; safâ-yı kalb

Amr Osman Mekki demiştir ki: Müşâhede, kalbin görmesiyle gözün görmesi arasında bir bağlantı noktasıdır. Çünkü yakinin keşfi (açılması) sırasında, kalbin görmesinde vehmin izi artar (Luma , 100

Yine Amr Osman Mekki demiştir ki: Müşâhede, kalb sahasının dışına çıkma