Tasavvuf Klasikleri · Temmuz 8, 2026

mümkünâtın (Tasavvuf Sözlüğü)

a href "/tr/tasavvuf-sozlugu/hakikat/" hakikati /a , kendilerine aksetmiş bulunan kemâlâta rağmen, bütün kötülük ve noksanlığın temel dayanakları olan ademâttır (yokluklardır). Bu görüş, akıl kulağıyla dinlemeyi …

a href "/tr/tasavvuf-sozlugu/hakikat/" hakikati /a , kendilerine aksetmiş bulunan kemâlâta rağmen, bütün kötülük ve noksanlığın temel dayanakları olan ademâttır (yokluklardır). Bu görüş, akıl kulağıyla dinlemeyi gerektiren tafsilâtlı açıklamaları gerektirir... (Mektübât, I, 210

ey sırları ortaya çıkaran

Merhamet ettin ey şânı yüce

kurtardın bizi ağyârdan

ateş içinde kalbim

fikrim a href "/tr/tasavvuf-sozlugu/hayret/" hayrette /a

gözlerim kamaşır nürdan

Zât'ı gördük aynlarında Sen'in

idrâk edilemez olsaydı

bakabilir miydik hiç O'na

sağlamken şu kudretim

parıldar Sen'in mânân

böyle ulaşabildi idrâkim Sana

seni müşâhedeyle görebildi ancak

parladı şimşeği Zât'ın

sevgimin O'nunla zuhür edişinden beri

sivâ yok oldu gözümden

cilâlanıp açıldı kalbim

Zât (Hakk'ın Zât'ı), nât ve sıfat kabül etmez, a href "/tr/tasavvuf-sozlugu/nisbet/" nisbet /a ve izâfetler ondan kaldırılmıştır. (Nefehât, 54

Rabb ismi Rahim isminden, Rahim ismi Rahmân isminden, Rahmân ismi Allah isminden, Allah ismi ise Zât'tan izinlidir (yetki alır). (Nefehât, 62