(mürekkebât-ı sem'iyye-mürekkebât-ı cismâniyyemürekkebât-ı ilmiyye- mürekkebât-ı rühâniyye-mürekkebât-ı nürâniyye
Merâtib-i a href "/tr/tasavvuf-sozlugu/vucuddan/" vücüddan /a biri de mürekkebâttır . Mürekkeb varlıklar ilim, görme, işitme, cisim, rüh ve nüra ait terkibler olmak üzere altı kısma ayrılır
Mürekkebât-ı ilmiyye , ilimde mevcüd olan şekillerden ibârettir. Çünkü ilimdeki her bir terkibin şekli, süret ve parçaların birleşmesinden elde edilmiştir. Bu terkiblerin cevherleri cisim olarak dış a href "/tr/tasavvuf-sozlugu/dunya/" dünyâda /a mevcüddur. Genişletme yoluyla a href "/tr/tasavvuf-sozlugu/hayal/" hayâl /a âleminde bulunan her şey de bu kabildendir
Bu sebeble hayâl, rühla beden arasında bir a href "/tr/tasavvuf-sozlugu/berzah/" berzahtır /a (geçittir). Çünkü hayâlin süretinin tüm parçaları madde âleminden alınmıştır. Bu âlemin terkib ve tasviri rüh âlemi olduğundan, a href "/tr/tasavvuf-sozlugu/hikmet/" hikmetler /a terkibi (bileşik) olmuştur. Buna şöyle bir örnek verebiliriz: Meyvesi kırmızı yakuttan olan yeşil bir zümrüt ağacı baldan daha lez
