O'ndan başkasını tercih etmemişlerdir. O'na dayanmış, O'nun kapısında beklemiş, kazâsına rızâ göstermiş, belâsına sabretmiş, O'nun için vatanlarını terketmiş, kardeşlerine hicret etmişlerdir. O'nun için bütün alâkalardan sıyrılmış, halktan kaçmışlardır. Sadece O'nunla ünsiyet kurmuş, O'ndan a href "/tr/tasavvuf-sozlugu/baskasindan/" başkasından /a vahşet (sıkıntı) duymuşlardır. Allah şöyle buyurur: İşte bu Allah'ın lutfudur. Onu dilediğine verir. Allah büyük lütuf sâhibidir. Cumâ, 62/4) (Luma , 19
Farzları yerine getirmek ve haramlardan kaçınmaktan sonra süfiyyeyi zikretmiş olduğum topluluklardan (fıkıhçılar ile hadis ehlinden) ayıran husüsiyetlerden biri de, kendilerini ilgilendirmeyen şeyleri terk etmeleri, taleb ve maksadları arasına giren her türlü alâkadan sıyrılmış olmalarıdır. Zira onların Allah Tebâreke ve Teâlâ'dan başka taleb ve maksadları yoktur
Süfiyyenin bunlardan başka bazı âdâbları ve çeşitli hâlleri vardır. Bunların bazıları şunlardır: Dünyânın çoğu nimetinden vazgeçerek azıyla kanâat etmek, yalnızca çok gerekli olan azıkla yetinmek, giyecek, istirahat, yiyecek gibi a href "/tr/tasavvuf-sozlugu/dunya/" dünyâ /a sıkıntılarından ancak gerekli olanla iktifa etmek, fakirliği zenginliğe tercih etmek, aza yaklaşıp çoktan uzaklaşmak, açlığı tokluğa, azı çoğa tercih etmek, üstünlük ve büyüklüğü bırakmak, makam ve mevkie itibâr etmemek, halka şefkatli davranmak, büyük küçük herkese tevâzü göstermek, ihtiyaç anında bile başkasını kendisine tercih etmek, dünyâ (nimetlerini) yiyenlere aldırış etmemek, Allah hakkında güzel zanda bulunmak, tâate koşarken ve bütün hayırlarda yarışırken ihlâs üzere olmak, her şeyden kopup Allah Teâlâ'ya yönelmek, O'ndan gelen belâya sabretmek, O'nun kazâsına râzı olmak, mücâhede, nefsin hevâsıyla a href "/tr/tasavvuf-sozlugu/mucadele/" mücâdele /a ve nefsin hazlarından sakınarak ona karşı koymaya devam etme (süreklilik sağlama) konusunda sabır göstermek, -zira Allah Teâlâ nefsi, emmüâre-i bi's-sü (dâimâ kötülüğü emreden) olarak târif etmiştir- ve ona Senin en büyük düşmanın iki yakan arasındaki nefsindir (hadisine göre en büyük düşman) gözüyle bakmak. (Luma , 29
süfi-mutasa vvıf -mustasvif/ a href "/tr/tasavvuf-sozlugu/sufiyye/" süfiyye /a 921
Süfiyyenin âdâb ve şemâili arasında şunlar da yer alır: İlâhi sırlara riâyet, Melik ve Cebbâr folan Allah'ı) a href "/tr/tasavvuf-sozlugu/murakabe/" murâkabe /a etmek, çirkin olan havâtırı defederek kalbleri korumak, Allah'tan başka hiç kimsenin bilmediği güzel fikirlerle meşgul olarak hâzır (uyanık) bir kalb, duru bir zihin, sağlam bir niyet ve tam bir yönelişle Allah'a kulluk etmek. Çünkü Allah , sadece kendi rızâsı için yapılmış olan amelleri kabül eder
Süfiyyenin âdâb ve şemâili arasında şunlar da vardır: Evliyânın yollarına sülük etmek, asfiyânın mânevi menzillerinde konaklamak, rühu bezl, nefsi telef
