Tasavvuf Klasikleri · Temmuz 8, 2026

mutlak (Tasavvuf Sözlüğü)

Itlak şartına bağlı olan külli-yi akli olan mutlak, âyânda değil ancak zihinlerde olur. Şartsız olan mutlak, külli-yi tabifdir (tabiata bağlı külli). Külli-yi tabii hariçte mevcüd olduğundan taayyün etmiş olarak bulunur. …

Itlak şartına bağlı olan külli-yi akli olan mutlak, âyânda değil ancak zihinlerde olur. Şartsız olan mutlak, külli-yi tabifdir (tabiata bağlı külli). Külli-yi tabii hariçte mevcüd olduğundan taayyün etmiş olarak bulunur. Bu, hariçte sâbit olduğunu söyleyene göre taayyün etmiş olan varlığın bir cüz'üdür (parçasıdır). Buna göre Rabb'in varlığı hariçte olmalı veya hariçte nefyedilmiş olmalı veya mahlükatın varlığından bir parça olmalı ya da mahlükatın varlığının aynısı olmalıdır. Cüz mü küllü, yoksa şey mi kendisini yaratıyor? Ya da adem mi (yokluk) varlığı, yoksa şeyin bir parçası mı bütününü yaratıyor? diye sorulacak olursa... (Furkân, 89