Tasavvuf Klasikleri · Temmuz 8, 2026

muvahhidin (Tasavvuf Sözlüğü)

Cüneyd'e a href "/tr/tasavvuf-sozlugu/havassin/" havâssın /a a href "/tr/tasavvuf-sozlugu/tevhid/" tevhidi /a sorulduğu zaman şöyle cevâb vermiştir: Kulun Allah Teâlâ'nın huzürunda bir a href …

Cüneyd'e a href "/tr/tasavvuf-sozlugu/havassin/" havâssın /a a href "/tr/tasavvuf-sozlugu/tevhid/" tevhidi /a sorulduğu zaman şöyle cevâb vermiştir: Kulun Allah Teâlâ'nın huzürunda bir a href "/tr/tasavvuf-sozlugu/hayal/" hayâl /a gibi olması, ilâhi a href "/tr/tasavvuf-sozlugu/kudret/" kudret /a hükümlerinin akışı altında, ona Allah'ın tedbir ve tasarrufunun hâkim olması, bu hâldeyken O'nun tevhid deryasının dalgalarında boğulması, böylece Hakk'a kurb makamında Allah'ın vahdâniyet ve a href "/tr/tasavvuf-sozlugu/vucudun/" vücüdunun /a a href "/tr/tasavvuf-sozlugu/hakikat/" hakikati /a içinde his ve hareketlerini kaybettiğinden dolayı, nefsinden, a href "/tr/tasavvuf-sozlugu/halkin/" halkın /a kendisine seslenmesinden ve buna cevâb vermekten fâni olarak, Hakk'ın kuldan istediği şeyi, bizzât kendisi yerine getirmesidir. Yani kulun son hâlinin ilk hâline dönmesi, olmadan önce olduğu gibi olmasıdır (nasıl ki var olmadan önce irâdesi, kudreti ve hareketi yoktuysa, şimdi de öyle olmasıdır) (Kuşeyri, 147

Ebü Bekr Tâmestâni'ye: Tevhid nedir? diye sorulduğunda şöyle cevâb vermiştir: Tevhid, muvahhid (kul) ve muvalhhad ( Allah) olmak üzere üç şeydir.

Ruveym ise şöyle demiştir: Tevhid, beşeri izleri yok etmek ve sadece ulühiyyeti ortaya çıkarmaktır. (Kuşeyri, 148

Tevlüd üç türlüdür. Birincisi Hakk'ın Hakk için tevhididir. Bu tevhid, Allah'ın, a href "/tr/tasavvuf-sozlugu/vahdaniyyetini/" vahdâniyyetini /a (kendisinin bir olduğunu) bilmesidir

İkincisi Hakk'ın halk için tevhididir. Bu da, Allah'ın 5, kulunun tevhidine (muvahhid, tevhid ehli, Allâh'ın bir olduğunu kabül eden kişi olmasına) hükmetmesi ve kalbinde tevhidi yaratmasıdır

Üçüncüsü ise halkın Hakk 3 için tevhididir. Bu da kulların, Allah'ın vahdâniyyetini bilmeleridir. İşte kul, Hakk'ın mârifetine erince ancak, Allah Teâlâ'nın vasl ve fasl (birleşme ve ayrılma) kabül etmeyen bir olduğuna ve iki olamayacağına hükmedebilecek hâle gelir. (Hücvîrî, 332

Cüneyd'in şöyle dediği rivâyet edilmiştir: Tevhid, kıdemi hadesten ayırd etmektir. Yâni sen (tevhid ehli olunca), Kadim olanı (ezeli varlık olan Allah'ı) hâdislerin 1110 tevhid

(sonradan yaratılmış olan şeylerin), hâdisleri de Kadim'in mahalli olarak görmezsin (bu iki varlık tipini birbirinden kesin çizgilerle ayırırsın). Allah Teâlâ'nın kadim, kendinin de zarüiri olarak muhdes olduğunu bilirsin. Senin cinsinden olan hiçbir şey O'nunla asla birleşemez. O'nun sıfatlarından hiçbir şey de seninle imtizâc etmez. Bu, Kadim ile muhdes olanın aynı cinsten olma ihtimâlinin bulunmaması sebebiyle böyledir. Çünkü Kadim, hâdis şeylerden önce de vardı. (Hücvîrî, 334

Hüseyin Mansür Hallâc demiştir ki: Tevhidin ilk adımı tefridin fenâsıdır Çünkü tefrid, kişinin âfetlerden ayrılmasını, tevhid ise tek olandan başka hiçbir şeyin kalmamasını gerektirir. Tefridde O'ndan başkasını isbât câizdir, ancak bu sıfatla vasıflandırmak câiz değildir. Hakk'dan başkası için böyle bir vasıflandırma lâyık değildir. Tefrid bir ortaklık ibâresi olarak gelir. Tevhid ise ortaklığı ortadan kaldırır. Tevhidde ilk adım ortaklığın ibtâl a href "/tr/tasavvuf-sozlugu/ilmesi/" edilmesi /a ve mizâcın yoldan kaldırılmasıdır. Çünkü yolda mizâcın bulunması, ışıksız yola çıkmaktan farksızdır

Husrirh şöyle demiştir: Bizim tevhid husüsunda usülümüz beş şeydir: Hadesi ortadan kaldırmak, kıdemi a href "/tr/tasavvuf-sozlugu/isbat-etmek/" isbât etmek /a , vatanları terk etmek, dostlardan ayrılmak ve bilinen ve bilinmeyen her şeyi unutmak.

Hadesi ortadan kaldırmak, muhdes olan şeylerin tevhidle birlikte bulunabileceğini reddetinek ve Yüce Allah'ın mukaddes Zât'ında hâdislerin (sonradan yaratılmış varlıkların) bulunmasını imkânsız görmektir

Kıdemin isbâtı, Allah Teâlâ'nın varlığının devamlılığına inanmaktır

Vatanları terk etimnekten kasd edilen ise nefsin ülfet edip alıştığı her şeyden kesilmek, kalbin rahat bulduğu her yerden kopmak, insan tabiatının yerleştiği her yerden ayrılmaktır. Müridlerin a href "/tr/tasavvuf-sozlugu/dunya/" dünyânın /a her türlü şeklinden hicret etmeleri, yüce makamlarla, paha biçilmez hâllerle ve yüksek kerâmetlerle mümkün olur

Dostlardan ayrılmaktan murâd, halkın sohbetinden yüz çevirip, Hakk'ın sohbetine yönelmektir. Çünkü ağyarın zikrinin uğradığı her hâtır (Allah'tan başka varlıkları hatırlatan her şey), muvahhidin kalbinde kaldığı miktarca bir perde ve âfet olur. Çünkü bütün ümmetlerin ittifâkıyla tevhid, a href "/tr/tasavvuf-sozlugu/himmet/" himmetleri /a toplamaktır. Ağyarla rahat bulmak, himmetin dağınık olmasının alâmetidir

Bilinen ve bilinmeyen her şeyi unutmaktan murâd da şudur: Halkın bilgisi Ne zaman ve nasıl veya cins ve tabiat ile olur. Halkın bilgisinin Hakk'ın tevhidi hakkında isbât a href "/tr/tasavvuf-sozlugu/tigi/" ettiği /a her şeyi tevhid reddeder. Halkın bilgisizliğinin kabül ve isbât ettiği her şey, onların bilgilerinin aksi olur. Çünkü cehâlet tevhid değildir. (Beşeri) tasarruf reddedilmeden, tevhidin hakikatine ait bilgi sahih olmaz. Bilgide ve bilgisizlikte olan ise tasarruftan başka bir şey değildir. Bu tasarruf ya a href "/tr/tasavvuf-sozlugu/basiret/" basirete /a veyahut da gaflete istinâd eder. (Hücvîrî, 335

Allah Teâlâ buyurmuştur ki: Allah, kendisinden başka hiçbir ilâh olmadığına şâhidlik etmiştir. Âl-i İmrân, 3/18

Tevhid, Allah Teâlâ'yı hadesten (yaratılmışlıktan) tenzih etmektir. Bu yolda, tevhidi (tevhid husüsundaki anlayışları) tashih etmek maksadıyla âlimler söyleyeceklerini söylemişler, muhakkikler de a href "/tr/tasavvuf-sozlugu/isaret/" işâret /a edecekleri husüslara işâret etmişlerdir. Tevhidin üç yönü vardır: İlk yönü avâmın tevhidi olup, şâhidlerle sahih olur. İkinci yönü havâssın tevhidi olup, hakikatlerle sâbit olur. Üçüncü yönü ise, kıdemle kaim olan tevhiddir, bu da ehâss-ıhavâssın tevhididir

İlk tevhid, Allah'tan başka ilâh olmadığına; O'nun ortağı bulunmadığına; O'nun Ahad (Bir), doğmamış ve doğurmamış, Samed (hiç kimseye ve hiçbir şeye muhtaç olmayan; bir varlık olduğuna; kendisine hiçbir şeyin denk olamayacağına a href "/tr/tasavvuf-sozlugu/sehadet/" şehâdet /a etmektir. Bu tevhid, en büyük şirki ortadan kaldıran, üzerine kıblenin istinâd ettiği, himâye edilemsini gerekli kılan, kan ve malın bağışlandığı, İslâm yurdunun küfür diyârından ayrıldığı zâhir ve açık tevhiddir. Avâmdan olan millet, istidlâl hakkına a href "/tr/tasavvuf-sozlugu/sahib/" sâhib /a olmasa bile, kalblerinin kabül etmesiyle sahih olan şehâdetteki sadakat sayesinde her türlü şübhe, şaşkınlık ve şâibeden sâlim olduktan sonra, ancak bu tevhidle kurtuluşa erebilir. Bu tevhid, şâhidlerle sahih olan avâmın tevhididir. Şâhidler de risâlet (peygamberlik) ve haberi işitmeyi gerekli kılan fiiller olup, bunlar da Hakk Teâlâ'nın göstermesi (naslardaki emirleri) yoluyla elde edilebilir ve a href "/tr/tasavvuf-sozlugu/sahid/" şâhidlerin /a müşâhede edilmesiyle gelişebilir

İkinci tevhid türü ise, hakikatlerle sâbit olan havâssın tevhididir. Bu da zâhiri