Nevme (uyuklama, kestirme, şekerleme yapma) , sâliki nefsinden gaib ettirdiği (kendinden geçirdiği) zaman, bu kendinden geçme hâli sona erdiğinde hiçbir şeyi terketmez... Çünkü nevme bir şaşkınlıktır, ademidir (yoklukla alâkalıdır). Müşâhedenin aksine onun belirtisi de kendisi gibi ademidir. Çünkü müşâhede vücüdüdir (vardır, varlıkla alâkalıdır). Onun alâmeti de kendisi gibidir. Nevme, bu sebeble bir şaşkınlık olunca, Şeyh (İbn Arabi) şöyle demiştir: Bunun ardından teyakkuz, istiğfar ve pişmanlık vâki olur. Çünkü, aşkının ve mehabbetinin hâkim olmasından dolayı, isimler mertebesine varıncaya kadar sülük edip de orada gafil a href "/tr/tasavvuf-sozlugu/olan-kimse/" olan kimse /a , şuürun kemâlinin gerektiği mertebede de gafil olur. Çünkü o, Hâzıra mertebesidir. Mahbüb'dan (Sevilen'den) gafletin hüküm sürdüğü zamanın geçmesiyle şaşkınlık sona erdikten sonra pişman olmak gerekir. neyl Böylelikle bütün bunlardan Allah'a istiğfar eder. Çünkü bu büyük bir günâhtır. Şaşkınlığın, sadece mutavassıt olanlara ait olduğunu zannetme! Şübhesiz o, a href "/tr/tasavvuf-sozlugu/kemal/" kemâle /a erenler için de söz konusudur. (Esfâr, 139
nevme (Tasavvuf Sözlüğü)
Nevme (uyuklama, kestirme, şekerleme yapma) , sâliki nefsinden gaib ettirdiği (kendinden geçirdiği) zaman, bu kendinden geçme hâli sona erdiğinde hiçbir şeyi terketmez... Çünkü nevme bir şaşkınlıktır, ademidir (yoklukla …
