a href "/tr/tasavvuf-sozlugu/kemal/" kemâl /a ve hakikatine ulaşmaktır. Zekâtın nihâyeti, Allah dışında her şeyi Hakk sevgisi samimiyetiyle harcamaktır. Orucun nihâyeti, yaratılış şeklini ve onu güçlendiren Allah'ta fenâ ile korumaktır. Bu sebeble kudsi hadiste şöyle buyrulmuştur: Oruç benim içindir, onun mükâfâtını da ben veririm. (Buhâri, Savm, 2, Tevhid, 35; Müslim, Sıyâm, 161) Haccın nihâyeti mârifete ulaşmak, fenâdan sonra bekayı tahakkuk ettirmektir. Çünkü bütün ibâdetler, sâliklerin nihâyete kadarki mertebeleri ile a href "/tr/tasavvuf-sozlugu/ahadiyyet/" ahadiyyet /a -i cem ve fark makamı karşısına konulmuştur. (Kâşânî, 76; Câmi’, 95
(Ayrıca bk. a href "/tr/tasavvuf-sozlugu/fena-beka/" fenâ'-bekâ' /a ; a href "/tr/tasavvuf-sozlugu/seri-at-hakikat/" şeri'at-hakikat /a
