konusundaki itirâzdan dolayıdır. (Ravza, 651
Hüzün kalbin kırılması ve huşüudur. Alâmeti, bâtının kırılması için, zâhirdeki organların inbisâtının (genişliğinin, rahat hareket etmesinin) kırılmasıdır. Üç husüsiyet hüznü celbeder. Geçmiş günâhları düşünmek, ölümü düşünmek ve kendisinden daha muttaki olan kişilere bakmak
Süfilerden biri demiştir ki: Hüzün Allah Teâlâ'dan korkmanın eseridir. Bu sebeble kalbin irnârı bu iki şeyle (havf ve hüzünle) gerçekleşir. Tıpkı harâb hâle gelmesinin sevinç ve gafletle gerçekleşmesi gibi. (Câ, 210
