Tasavvuf Klasikleri · Temmuz 8, 2026

olmayan bir hâldir ve (Tasavvuf Sözlüğü)

yenilenir. (Fütühât, II, 253-254 Velâyet, kulun nefsinden fâni olduğu sırada Hakk'la kaim olmasıdır. Bu hâl, Allah'ın O'nu dost edinerek, kurb ve a href "/tr/tasavvuf-sozlugu/temekkun/" temekkün /a makamının zirvesine …

yenilenir. (Fütühât, II, 253-254

Velâyet, kulun nefsinden fâni olduğu sırada Hakk'la kaim olmasıdır. Bu hâl, Allah'ın O'nu dost edinerek, kurb ve a href "/tr/tasavvuf-sozlugu/temekkun/" temekkün /a makamının zirvesine ulaştırmasıyla mümkün olur. (Kâşânî, 74; Câmi’, 104

Nübüvvet, Hakk'ın Zât'ı, isimleri, sıfatları ve hükümlerinden oluşan ilâhi hakikatlerden haber vermektir. İki kısma ayrılır: Târifi nübüvvet, teşrii nübüvvet. İlki Zât, sıfat ve isimlerin mârifeti hakkında haber vermek; ikincisi ise, bütün bunlarla beraber, hükümleri tebliğ etmek, a href "/tr/tasavvuf-sozlugu/ahlak/" ahlâkı /a terbiye etmek, a href "/tr/tasavvuf-sozlugu/hikmet/" hikmeti /a öğretmek ve siyaseti ayakta a href "/tr/tasavvuf-sozlugu/tutmak/" tutmaktır /a . Bu (ikinci kısım nübüvvetj, risâlete mahsüstur. (Kâşânî, 94; Câmi’, 101

Velâyet, adâvetin zıddıdır. Velâyetin aslı a href "/tr/tasavvuf-sozlugu/mehabbet/" mehabbet /a ve kurbdur (yakınlaşmadır). Adâvetin aslı buğz ve uzaklaşmadır. Denilmiştir ki Veli, tâatlarla dostluğundan, yani onlara uymasından dolayı veli diye isimlendirilmiştir. İlki daha doğrudur. Veli, karib (yakın ya da yaklaşan) anlamındadır. /Bu buna yaklaşıyor mânâsında) hâzâ yeli hâzâ denir. Yani (Bu ona yaklaşıyor mânâsında) yukarribü minh.

Hz. Peygamber'in (İbn Abbas'tan nakledilen) şu sözü de böyledir: Mirâs paylarını sâhiblerine veriniz. Bu paylardan geri kalan herhangi bir şey de baba tarafından en yakın olan erkek kişiye aittir Buhâri, Ferâiz, 5). Yani ölüye en yakın erkeğe. Erkek lafzı da onu te'kid eder. Bu müzekkerliğe has bir hükmü ifâde eder. Bunda