temizlenmediği takdirde, o şer, amelindeki hayrın sağlayacağı menfaatlere mâni olur. Kul için münâsib olan şey, önce şerri terk etmek, ondan sonra hayrı taleb etmektir. (Kötülüklerden) temizlik nefse endişe verir. Bu sebeble o, temizliğin kendisine ağır gelmesi ve temizlenmeden yapılacak amellerin kendisine daha kolay gözükınesi a href "/tr/tasavvuf-sozlugu/yuzunden/" yüzünden /a , (temizlenmeksizin hemen) tâat amellerine firar etmeyi tercih eder. (Âdâbı, 76
Tahâret, kalbin kin, hased, şirk ve töhmet gibi şeylerden temizlenmesidir. Safâ ise illet taşımayan şeydir. Tüm beşeri vasıflardan temizlenme, değişmeden ve farklılaşmadan sürekli hâle gelir. Bu ise mahlükatın vasfı değildir. Çünkü Allah Teâlâ, illetlerin bulaşmadığı varlıktır. Allah'da değişme olması da söz konusu değildir. Mahlükat a href "/tr/tasavvuf-sozlugu/imtihan/" imtihânla /a sınanır, illet ve değişmelerden hâli değillerdir. Onlar, kulluk hükümlerine tâbidirler. Böyle olduğu için de Allah'a tevbe ve istiğfarda bulunurlar. (Lüma', 547
Tetahhur (temizlenme); zâhirlerin temizlenmesi pisliklerden, bâtınların temizlenmesi de kötü niyet, kötü düşünce ve arzulardan arınmakla olur. (Ta'arruf, 7
Tahâret iki türlüdür: Biri zâhirdeki temizlik; diğeri bâtındaki (kalbdeki) temizliktir. Bedendeki temizlik olmadan namaz sahih olmadığı gibi, kalbdeki temizlik olmadan da mârifet sahih olmaz. Şimdi beden temizliği için a href "/tr/tasavvuf-sozlugu/mutlak/" mutlak /a su gerekir. Karışık, kullanılmış, kirli su ile temizlik yapmak câiz değildir. Kalb temizliği için de a href "/tr/tasavvuf-sozlugu/taharet/" tahâret /a hâlis ve saf bir a href "/tr/tasavvuf-sozlugu/tevhid/" tevhid /a lâzımdır. Karışık ve dağınık bir itikad bu işe münâsib değildir. (Hücvîrî, 345
Tahâret (temizlik), kalbi a href "/tr/tasavvuf-sozlugu/masivadan/" mâsivâdan /a (Allah'tan başka her şeyden) temizlemektir. Abdest, kalbi kötü a href "/tr/tasavvuf-sozlugu/ahlak/" ahlâktan /a ve çirkin şehvetlerden temizlemektir. Namazda (tahâret) kalbin dosdoğru yönelişi ve tevhid kıblesine bağlanmasıdır. Zekat, kalbi gelirlerin kazancından soyutlamak, çıkarmaktır. Oruçta (tahâret), mâsivâdan oruç
