Tasavvuf Klasikleri · Temmuz 8, 2026

raks (Tasavvuf Sözlüğü)

rakve (öş) ) Onbir büklümlü bir rakve (deri su kabı) gördüm. -Müellifin bu ifâdede geçen onbir büklümlü rakve"den kasdı yer küredir. Bunların dokuz tanesi dokuz felektir (gezegendir). Diğer ikisinden biri hava, diğeri …

rakve (öş) ) Onbir büklümlü bir rakve (deri su kabı) gördüm. -Müellifin bu ifâdede geçen onbir büklümlü rakve"den kasdı yer küredir. Bunların dokuz tanesi dokuz felektir (gezegendir). Diğer ikisinden biri hava, diğeri ise ateştir. Ateş havayı kuşatmıştır, bunların her ikisi de felekler tarafından kuşatılmıştır. - (Cebrâ'il, 144

Yemenliler rakve ye müş'il (kandil) derler. Bu ismi nereden aldıklarını bilemiyorum. Belki de onlar bu ismi, devlet büyüklerinin huzürunda taşıdıkları meşhur kandillerden almışlardır. Çünkü onlar, devlet büyüklerinin, âlimlerin ve şeyhlerin huzürunda büyük bir rakve (deri su kabı) taşırlar ve onların bundan abdest almalarını ve temizlik yapmalarını sağlarlardı. En doğrusunu Allah bilir. (Nebhâni, II, 254

ramazân ( Olu2a ,)) (bk. receb-şarbân-ramazân