rahmetini ve rızkını gördü, O'na bağlandı, O'na inandı, O'na güvendi, merhametine dayandı, rahmetini ümid etti, Rabb ve Müdebbir olarak Allah'tan râzı oldu. fâ harfinin mânâsı ise, dini Allah için fikhetti (kavradı), O'nun murâdını fehmetti (anladı), fâni olan her şeyden firak etti (ayrıldı), her fitneden Fettâh ve Alim olana firar etti (kaçtı) ve kalbinin nüruna fâni olan her şeyin yerine Bâki olan üstün geldi
Men 'arafe deki ayn harfinin mânâsı şudur: O, kalbini Allah'tan başkasına bakmaktan temizledi, Allah Teâlâ da, Mevlâ'sının kapısında sürekli durmayı alışkanlık hâline getirmesi için ona takvâ elbisesini giydirdi. Râ harfinin mânâsı şudur: Kalbi her şeyi Allah'ın yarattığını gördü. Fâ harfinin mânâsı şudur: Fâni olanın, sadece Ferd olan kalıncaya kadar kendini fâni olmuş gördü. O Ferd de onun Mevlâ'sıdır
Diğer bir a href "/tr/tasavvuf-sozlugu/te-vil/" te'vil /a şöyledir: Ayn'ın mânâsı; nefsi imânla yüceldi. Ra'nın mânâsı; Rahmân'ın zikrinin rahatlaması sayesinde rühu rahat etti. Fâ'nın mânâsı; Allah kalbini Kur'an ilimlerini fıkha fanlamaya) açtı.
a href "/tr/tasavvuf-sozlugu/irfan-i-tam/" irfân-ı tâm /a Başka bir te'vil şöyledir: Nefsi âşık oldu, kalbi inceldi ve rühu yükseldi. (Fiillerin Arabca karşılıkları sırasıyla ayn, râ ve fâ harfleriyle başlamaktadır
Bir diğer te'vil şöyledir: Rabb'inın yardım a href "/tr/tasavvuf-sozlugu/tigi/" ettiği /a kul, onun yardımıyla kendi aynın
