Tasavvuf Klasikleri · Temmuz 8, 2026

rülen iddiâların neş'ete (Tasavvuf Sözlüğü)

isnâd a href "/tr/tasavvuf-sozlugu/ilmesi/" edilmesi /a mecâzi değildir. Ancak bu söz, mevcüd neş'et talebinin hâriçte (dış âlemde) var olabilmesi için ehil veya ifrâd türünden bir muzâfa (isim tamlamasında bir …

isnâd a href "/tr/tasavvuf-sozlugu/ilmesi/" edilmesi /a mecâzi değildir. Ancak bu söz, mevcüd neş'et talebinin hâriçte (dış âlemde) var olabilmesi için ehil veya ifrâd türünden bir muzâfa (isim tamlamasında bir tamlayana) ihtiyaç göstermektedir. Çünkü mevcüd külli neş'et (bütün âlemin zuhüru) akıldadır

,..Ondan fo neş'etten) gelen her kuvvet... yani insâniyyetin (insanlığın) neş'et edişindeki bütün rühâni ve cismâni kuvvetler demek istiyor. (Burada) a href "/tr/tasavvuf-sozlugu/insan/" insâni /a neş'etten ayrılan şeylerle alâkalı kuvvetlerin umümileştirilmesine ihtiyaç yoktur. Çünkü burada maksad, kendisine benzetilen şeyin açıklanmasıdır ki, bu da