Tasavvuf Klasikleri · Temmuz 8, 2026

rütbetü'l-hâlikin (Tasavvuf Sözlüğü)

Rütbetü'l-hâlikin (helâk olanlar mertebesi); bunlar, Allah'ın rahmetinden ümid kestikleri için helâk olurlar. Bu mertebe, inkârcılar, kendini a href "/tr/tasavvuf-sozlugu/dunya/" dünyâya /a kaptıranlar, Allah'ı, …

Rütbetü'l-hâlikin (helâk olanlar mertebesi); bunlar, Allah'ın rahmetinden ümid kestikleri için helâk olurlar. Bu mertebe, inkârcılar, kendini a href "/tr/tasavvuf-sozlugu/dunya/" dünyâya /a kaptıranlar, Allah'ı, Resülü'nü ve kitâblarını inkâr edenler mertebesidir. Çünkü, âhiret mutluluğu, Allah'a yaklaşmakla, O'nun nazarına mazhar olmakla mümkündür. Bu yakınlığa, ancak İmân ve tasdik denilen mârifetle ulaşılabilir. İnkâr edenler münkirdirler, yalanlayanlar Allah'ın rahmetinden a href "/tr/tasavvuf-sozlugu/rutbetu-l-mu-azzebin/" rütbetü'l-mu'azzebin /a

ebediyyen ümid kesenlerdir. Bunlar, âlemlerin Rabb'ini ve onun peygamberlerini yalanlamışlardır, a href "/tr/tasavvuf-sozlugu/kiyamet/" kıyâmette /a onlarla Rabb'leri arasında a href "/tr/tasavvuf-sozlugu/mutlak/" mutlaka /a perdeler olacaktır. Sevgili'yle arasında perde bulunanlar, mutlaka özlem ve hasret çekeceklerdi. (İhyâ', IV, 31