Rütbe-i nâcin (kurtuluşa erenler mertebesi): Kurtuluşla, saadet ve muvaffakiyetin dışında kalan selâmeti kasd ediyoruz. Onlar, kendilerine hizmet edilemeyen ve tebliğ ulaştırılamayan insanlardır. Bunlar bir kusur işlememişlerdir ki azaba uğrasınlar. Bu durum; deli kâfirlerin ve kâfir çocuklarının durumu gibidir. Bunakların durumu da böyledir. Uzak ülkelerde bulunan, bilgisiz ve cehâlet içerisinde yaşayan, kendilerinde dinle alâkalı bilgi ya da inkâr bulunmayan, itâat ve isyân etmeyen ve kendilerine davet ulaşmayanlar da böyledir. Onların, kendilerini Allah'a yaklaştıracak bir vesile ya da uzaklaştıracak bir suçları yoktur. Bunlar, ne cennet, ne de cehennem ehlidir. Bunlar Artif denen iki makam arasında bir yerde olacaklardır. (İhyâ', IV, 38
rü'yâ ) Rüyâ, kerâmet çeşitlerinden biridir. Rüyânın a href "/tr/tasavvuf-sozlugu/hakikat/" hakikati /a ; kalbe gelen havâtır ve zihinde canlandırılan hâllerdir. Uyku insanın bütün şuürunu kaplamadığında, insan kendisini a href "/tr/tasavvuf-sozlugu/yakaza/" yakaza /a hâlinde hissederse (gördüğünün rüyâ değil de gerçek olduğunu sanırsa), işte gerçek rüyâ budur. Rüyâ, insanların kalblerine yerleşen tasavvur ve evhamdır. İnsan his (duyu) âleminden sıyrılıp uykuya daldığı zaman, hislerle maddi âleme ait şeyleri his ve idrâk etme kabiliyetinden sıyrılır. Böylece, uykuda a href "/tr/tasavvuf-sozlugu/olan-kimse/" olan kimsenin /a rüyâ görme durumu daha da kuvvet kazanır. Uyandığı zaman, rüya esnâsında görmüş olduğu hâller, uyanık iken içerisinde bulunduğu hâllere ve a href "/tr/tasavvuf-sozlugu/sahib/" sâhib /a olduğu a href "/tr/tasavvuf-sozlugu/zaruri/" zarüri /a bilgilere göre daha zayıftır. Bu, zifiri karanlık bir gecede bir yerde yanan kandile benzer. Güneşin doğmasıyla kandilin ışığı sadece kendi çevresiyle sınırlı kalır. Çünkü güneş ışığı, kandilin ışığına üstün geldiğinden kandilin ışığı cılızlaşmıştır
Uykuda olan kimsenin durumu kandilin ışığında olanın, uyanık kimsenin durumu ise, gündüz ışığının üzerine doğduğu kimsenin durumuna benzer. Durum böyle olunca, uykuda olan kimsenin, uyandıktan sonra eski hâlinde tasavvur ve idrâk a href "/tr/tasavvuf-sozlugu/tigi/" ettiği /a şeyleri hatırlaması tabiidir. Üstelik, uyku hâlindeyken insan kalbine gelen havâtır, bazen şeytandan, bazen nefsten, bazen melekten gelir, bazen de Allah'ın öğretmesidir. Hadiste En doğru rüyâ göreniniz, en doğru söz söyleyeninizdir (Müslim, Rü'yâ, 1; Tirmizi, Rü'yâ, 1) buyrulur. (Kuşeyri, 190
