Ruv i nefsi, kalbde, sadra a href "/tr/tasavvuf-sozlugu/nisbet/" nisbet /a edilen, nefse ait bir zarf veya nizâ (çatışma) yoluyla gerçekleşen bir ilkadır. Râ'nın zamme, vâv'ın sükün, nün'un fetha, fâ'nın da sükünla harekelenmesiyle yazılır. (Sofyavi, 6
rücü ) Hz. Peygamber a href "/tr/tasavvuf-sozlugu/dunya/" dünyâdan /a ve dünyâdakilerden ayrılacağı sırada, Rabb'ine seyri esnâsında, daha önce kendisinden alıkonan kısımlar ona iade edildi. O da Rabb'ine uyarak, O'nun fiiline rızâ göstererek, emrine uyarak vefâ gösterdi. O'nun isimleri yücedir, rahmeti her şeyi kaplar, fazlı da bütün evliyâ ve enbiyâya şâmildir. Bu konuda veli de öyledir (yani peygamberin tâbi olduğu hükümlere tâbidir). Belli sınırları korumak şartıyla, ona da aksamı ve makamları iâde edilir. İşte bu, nihâyetten a href "/tr/tasavvuf-sozlugu/bidayet/" bidâyete /a rücüdur (sondan başa dönüştür). (Doğrusunu) Allah bilir. (Fütüh, 134
işte O'nun arzusu
kâinâtta bulunan her şeyi bırakarak
sakın söyleme a href "/tr/tasavvuf-sozlugu/yanin/" eşyânın /a O'nunla olmadığını
varlıkta yoktur O'ndan başkası
O'nunla beraber ol
tüm hâllerinde eşyânın
ve sakın olma gafil
müşâhede etmekten O'nu
(Fütühât, MI, 219
