Tasavvuf Klasikleri · Temmuz 8, 2026

sabretmezsen senin (Tasavvuf Sözlüğü)

bir temelin yok demektir. Bir binanın ayakta kalması için temel şarttır. Sen hiç çöp yığını üzerine yapılmış bir ev gördün mü? Sen belâ ve âfetlerden, velâyet, mârifet ve Allah'a yakın olmaya ihtiyaç duymadığın için …

bir temelin yok demektir. Bir binanın ayakta kalması için temel şarttır. Sen hiç çöp yığını üzerine yapılmış bir ev gördün mü? Sen belâ ve âfetlerden, velâyet, mârifet ve Allah'a yakın olmaya ihtiyaç duymadığın için kaçıyorsun. Aziz ve Celil olan Allah'ın yakınlık kapısına kalbin, sırrın ve rühunla yürüyebilmen için sabır ve a href "/tr/tasavvuf-sozlugu/gayret/" gayret /a et. (Feth, 46

Belâ, kalbi ve yakini güçlendirir, imânı ve sabrı gerçekleştirir, nefs ve hevâyı zayıflatır. Çünkü, her ne zaman bir acı ulaşır da, a href "/tr/tasavvuf-sozlugu/mu-min/" mü'minde /a Aziz ve Celil olan Rabb'inin yaptığına sabır, rızâ ve teslimiyet bulursa, Rabb Teâlâ ondan râzı olur ve onun şükrünü kabül eder. Hemen Allah'tan ona yardım, lütuf ve a href "/tr/tasavvuf-sozlugu/tevfik/" tevfik /a gelir. (Fütüh, 51

Durumun şu iki hâlden, yani beliyye (musibet) veya nimetten hâli olmaz. Eğer musibet ise o durumda kendini sabra zorlarsın, bu en aşağı derecedir; veya sabredersin, bu ondan daha üst derecedir. Sonra rızâ ve muvâfakat gelir. Daha sonra fenâ gelir ki bu a href "/tr/tasavvuf-sozlugu/abdal/" abdâla /a özgüdür. Eğer nimet olursa, senden ona şükretmen istenir. (Fütüh, 128

Tekâlif (ilâhi emir ve yasaklar) insanlara ağır ve zor gelir. Bunun içine emirlere sıkı sıkıya uymak, yasaklardan kaçınmak, ilâhi hükümler karşısında sabır göstermek ve nimetlerin bulunduğu anda da şükretmek girer. Bunlar dörttür: İtâat