Tasavvuf Klasikleri · Temmuz 8, 2026

salsale-i ceres (Tasavvuf Sözlüğü)

âkllalıp ) Salsale-i ceres, kadiriyyet sıfatının, a href "/tr/tasavvuf-sozlugu/siddet/" şiddetli /a tarafından inkişâfıdır. Bu çeşit tecelli, a href "/tr/tasavvuf-sozlugu/azamet/" azamet /a sıfatından bir tecelli yoluyla …

âkllalıp ) Salsale-i ceres, kadiriyyet sıfatının, a href "/tr/tasavvuf-sozlugu/siddet/" şiddetli /a tarafından inkişâfıdır. Bu çeşit tecelli, a href "/tr/tasavvuf-sozlugu/azamet/" azamet /a sıfatından bir tecelli yoluyla gelir. Bu ise kahiriyyet heybetinin meydana gelmesinden ibârettir

Şimdi anlatılan hâlin kuldaki tahakkukuna geçelim: Kul, kadiriyyet sıfatının a href "/tr/tasavvuf-sozlugu/hakikat/" hakikati /a ile tahakkuk etmeye başladığı zaman ilk hâllerinde kendisine salsale-i ceres hâli açılır. İşte o zaman kul, kendisini azamtitiyyet kuvveti ile kahrı altına alan bir vaziyette bulur. Bu hâl içinde gürültülü bir ses duyar. Bu ses hakikatlerin birbirine çarpmasının sonucudur. Hariçte bu da salsale-i ceres gibidir. Bu müşâhede makamı, oraya girmek isteyenlere karşı güçlü bir kahra a href "/tr/tasavvuf-sozlugu/sahib/" sâhib /a olması sebebiyle, kalblerin Azamüti Hazret'e girme teşebbüslerine mâni olur. İlâhi mertebe ile kulların kalbi arasında gerilen en büyük perde budur. İlâhi mertebelerin inkişafı, ancak bu salsale-i ceresi duyduktan sonra olur. (İnsân, I, 63

(Ayrıca bk. ceres

samed/samediyyet fısmâd) Hakkı açığa çıkarma konusunda