Tasavvuf Klasikleri · Temmuz 8, 2026

seher (Tasavvuf Sözlüğü)

Mürid, (irâdenin doğruluğu, tâatlere sebeb aramak, nefsinin durumunu bilmek, Allah'ı tanıyan kimselerle dostluk etmek, nasüh tevbede bulunmak, ilmin karşı çıkmadığı helâl yiyeceklerden yemek ve kendisine danışabileceği …

Mürid, (irâdenin doğruluğu, tâatlere sebeb aramak, nefsinin durumunu bilmek, Allah'ı tanıyan kimselerle dostluk etmek, nasüh tevbede bulunmak, ilmin karşı çıkmadığı helâl yiyeceklerden yemek ve kendisine danışabileceği sâlih bir dost edinmekten ibâret olan) bu yedi hasleti, binasının temeli ve direklerinin desteği olan dört hasletle destekler. Bunların ilki açlık, diğerleri seher (uykusuzluk), susmak ve halvettir. Bu dört haslet nefsi habseder ve onu baskı altında tutar. Nefsi bu hasletlerle bağlamak onun vasıflarını zayıflatır ve bunlarla nefsin muâmelesi güzelleşir. (Küt, I, 94

Seher (uykusuzluk! , kalbi cilâlar, saflaştırır ve aydınlatır. Buna açlıktan meydana gelen safâ da ilâve edilir. Böylece kalb ışıldayan bir yıldız, parlak bir ayna gibi olur. Hakk cemâli oraya yansır. Orada âhiretteki yüksek dereceleri, a href "/tr/tasavvuf-sozlugu/dunya/" dünyânın /a küçüklüğü ve afetleri müşâhede edilir. Böylece dünyâdan kaçış ve âhirete yöneliş tamamlanmış olur. (İhyâ', TI, 94

Seher, rühu genişletir, fikri sınırlar. boşta kalma ganimetini mümkün hâle getirir, açlığın gönlü arındırmaya eşlik etmesine yardımcı olur. (Ravza, 471

Seher, şevki ve kaygıyı gerektirir. Mehabbet hukukuna onunla yardım isterler ve halvet beldesine yönelmede ondan faydalanırlar. (Ravza, 663