Tasavvuf Klasikleri · Temmuz 8, 2026

semâ (Tasavvuf Sözlüğü)

kelimesinin Farsça, âs mânend den gelen âsumân kelimesinden türediğini ve bunun değirmen kelimesine benzediğini zikreder Biz bu çocuklardan her birine bir değirmeni döndürme vazifesi verdik. Bunlar o işlerle vazifelidir …

kelimesinin Farsça, âs mânend den gelen âsumân kelimesinden türediğini ve bunun değirmen kelimesine benzediğini zikreder

Biz bu çocuklardan her birine bir değirmeni döndürme vazifesi verdik. Bunlar o işlerle vazifelidir ve biz o işlere bakmayız. -Bununla maddi âlemden a href "/tr/tasavvuf-sozlugu/mucerred/" mücerred /a oldukları için iltifât etmediklerini kasd ediyor- Bu değirmenlerin her türlü işiyle çocuklar meşgul olurlar: Çocuklar, bir gözüyle değirmenine, öbür gözüyle de babasının bulunduğu tarafa bakar. Benim değirmenim dört tabakadır. —Yani dört unsur (ateş, su, hava, toprak)— Benim çocuklarımı o kadar çoktur ki, en zeki muhüâsebecilerin bile saymaya gücü yetmez. Her an birçok çocuğum ortaya çıkar. -Müellif, bu çocuklarla madde âleminde sürekli olarak ortaya çıkan husüsi süretleri kasd ediyor- Ben onları değirmenleri başına gönderirim. Her biri belli müddet içerisinde orada vazifelidirler. Bu müddet içinde değirmen binâsını idâre ederler.

Vakitleri bitince, -müellif, mâdümun yeniden var edilemeyeceğini a href "/tr/tasavvuf-sozlugu/beyan/" beyân /a ediyor. Çünkü mâdüm, eski hâline iâde edilmez (aynen eskiden olduğu gibi var olamaz). Yani mürekkeb (bileşik) olan bir cisim parçalara ayrılınca, her unsur kendi tabii varlığı hâline döner. Böylece mürekkeb olan şey fesâda uğramış (bozulmuş) olur. Her şey eski hâlini alır. Bunun için eski hâline dönmesi mümkün değildir(Vakitleri bitince,) ...bana dönerler ve benden bir daha ayrılmazlar. Artık başka çocuklar doğar. -Müellif, diğer çocuklarla, fâsid süretler üzerine yenilenen ve feyiz yoluyla birbirini takib eden süretleri kasd ediyor- Bu çocuklar da değirmenlerine giderler. İşte