Tasavvuf Klasikleri · Temmuz 8, 2026

sidre (Tasavvuf Sözlüğü)

Biz sidreyi bir makam olarak bulduk. Orada sekiz müşâhede makamı vardır. Her müşâhede makamında öyle yüce manzaralar vardır ki, o manzaraları çok değişik olmalarından dolayı kavramak mümkün değildir. Bu değişik …

Biz sidreyi bir makam olarak bulduk. Orada sekiz müşâhede makamı vardır. Her müşâhede makamında öyle yüce manzaralar vardır ki, o manzaraları çok değişik olmalarından dolayı kavramak mümkün değildir. Bu değişik manzaralar ise o müşâhede makamı sâhiblerinin zevkleri a href "/tr/tasavvuf-sozlugu/nisbetin/" nisbetinde /a olur. Yukarıda makam dediğimiz şey, Hakk'ın zuhür yerlerinde zuhüru etmesidir. Bu zuhür ise, Hakk'a has hakikatlerde ve halka ait mânâlarda kendisine tecellisinden ibârettir

Bu anlatılan sekiz müşâhede makamını şöyle sıralayabiliriz: Birinci mertebe Yüce Hakk'ın, Zâhir ismi ile tecellisidir. Ama kulun bâtın cihetinden... İkincisi Hakk'ın Bâtın ismi ile tecellisidir. Ama kulun zâhir yönünden... Üçüncüsü Hakk'ın, kulun rüh cihetinden Allah ismi ile tecelli etmesidir. Dördüncüsü Hakk'ın kulun nefsi cihetinden Rabb sıfatı ile tecelli etmesidir. Beşincisi, mertebe tecellisidir. Bu, kulun aklında Rahmân isminin zuhürudur. Altıncısı, kulun vehmi cihetinden Hakk isminin tecellisidir. Yedincisi a href "/tr/tasavvuf-sozlugu/huviyyet/" hüviyyetin /a mârifetidir. Burada Hakk kulun isminin enniyyetinde tecelli eder. Sekizincisi Zât'ın mârifetidir. Ama kulun a href "/tr/tasavvuf-sozlugu/mutlak/" mutlak /a yönü itibâriyle.. Bu makamda Hakk'ın tecellisi, kulun zâhir ve bâtın a href "/tr/tasavvuf-sozlugu/heykelinde/" heykelinde /a a href "/tr/tasavvuf-sozlugu/kemal/" kemâle /a ermesiyle olur. Durum anlatıldığı gibi olunca bâtınla bâtın, zâhirle zâhir, hüviyyetle hüviyyet, enniyyetle enniyyet olur. Zikredilen müşâhede makamlarının en yücesi burasıdır. Bundan sonrası ise a href "/tr/tasavvuf-sozlugu/ahadiyyet/" ahadiyyettir /a . Orada mahlükun hiç görüntüsü yoktur. Çünkü orası sırf Hakk'a hastır. Bu makam Vâcibü'l-Vücüd olan Zât'ın husüsiyetleri arasındadır

Eğer kâmil bir kişiye bu tecelliden bir şey gelirse, bunun kendisi için olan ilâhi bir tecelli olduğunu söyleriz. Halkın orada bir görüntüsü yoktur. Hiçbir şekilde o a href "/tr/tasavvuf-sozlugu/sidre-i-munteha/" sidre-i müntehâ /a

tecelli halka bağlanamaz, mutlaka Hakk'ındır. İşte bundan dolayı ehlullah ahadiyyet tecellisini halka bağlamayı menetmiştir. (İnsân, IL, 85