Tasavvuf Klasikleri · Temmuz 8, 2026

sım-ı kutbi (Tasavvuf Sözlüğü)

tılsımların ilkidir. Nakış süretleri kutub tılsımıyla kaimdir. Böyle olmasaydı hükümlerinin vuku ve sübütuna çare olamazdı. Kutub tılsımının tahkiki olmasaydı, menkuş heyetin zuhüruna imkân olmazdı. O tılsım bir aynadır …

tılsımların ilkidir. Nakış süretleri kutub tılsımıyla kaimdir. Böyle olmasaydı hükümlerinin vuku ve sübütuna çare olamazdı. Kutub tılsımının tahkiki olmasaydı, menkuş heyetin zuhüruna imkân olmazdı. O tılsım bir aynadır ki, onun dâiresine mukâbil bir heykel (kalıp, şekil) tasavvur etmezsen, ayna aksini veremezdi. Karşısında bir süret olmasaydı, aynada aksin belirmesine nereden imkân olacaktı? Aynada karşılıksız bir süretin var olmasına imkân olmadığı gibi, böyle bir süretin aynadan başka bir yerde ortaya çıkması da mümkün olmaz. Ayna karşısında bir varlık bulunmaktayken bile, aynada fazladan var olan şeyin aynadan başka bir şey olmasına da imkân yoktur. Çünkü ayna ondan başka bir şeyle karşı karşıya değildir ki onda başkası bulunabilsin. Hâl böykeyken, senin O aynada başka bir şey denen şeyi gördüm demen nasıl mümkün olur? (İnsân, I, 10