Tasavvuf Klasikleri · Temmuz 8, 2026

sonra vücüd (Tasavvuf Sözlüğü)

sonra da humüddur (sönüştür). Humüd, a href "/tr/tasavvuf-sozlugu/vucudun/" vücüdun /a miktarı kadar hâsıl olur. Vücüd sâhibinin sahv ve mahv hâli vardır. Sahv hâli Hakk'la bekası, mahv hâli ise Hakk'ta fenâsıdır. Bu iki …

sonra da humüddur (sönüştür). Humüd, a href "/tr/tasavvuf-sozlugu/vucudun/" vücüdun /a miktarı kadar hâsıl olur. Vücüd sâhibinin sahv ve mahv hâli vardır. Sahv hâli Hakk'la bekası, mahv hâli ise Hakk'ta fenâsıdır. Bu iki hâl ona, daima birbirini takib a href "/tr/tasavvuf-sozlugu/erek/" ederek /a gelir. Kul üzerinde Hakk ile sahv hâli gâlib gelince, kul Hakk ile hareket eder, Hakk ile söyler. Allah Rasülu bir kudsi hadiste şöyle buyurmuştur: O benimle görür, benimle işitir. (Buhâri, Rakaik, 38; İbn Mâce, Fiten, 16) (Kuşeyri, 37

Vecd ve vücüd iki mastardır. Biri hüzün, öteki ise bulmak mânâsına gelir. Her ikisinin fiili de aynı gibidir. Aralarını ancak mastarla ayırmak mümkündür. Bir kimse hüzünlü olduğu vakit vecede, yecidü, vücüden ve vicdânen ; zengin olduğu vakit vecede, yecidü, cideten ; kızdığı vakitse vecede, yecidü, mevcideten derler. Bütün bunlar arasındaki fark, fiiller sayesinde değil, ancak mastarlar sayesinde biTinir

Süfilerin vecd ve vücüdla kasd ettikleri şey, semâ sırasında kendilerine zuhür eden iki hâlin isbât a href "/tr/tasavvuf-sozlugu/ilmesi/" edilmesidir /a . Bunlardan biri hüzne yakındır, diğeri ise vecd ve murâdla alâkalıdır

Hüznün a href "/tr/tasavvuf-sozlugu/hakikat/" hakikati /a , sevgiliyi kaybetmek ve murâddan men edilmektir. Vecdin hakikati ise, murâdın elde edilmesidir. Hüzünle vecd arasındaki fark şudur: Hüzün, nefsin nasibine düşen üzüntünün adıdır. Vecd ise sevilen şeye göre, başkasının nasibi konusunda ortaya çıkan üzüntünün adıdır. Bütün bu değişiklikler tâli