Tasavvuf Klasikleri · Temmuz 8, 2026

sözle onun (Tasavvuf Sözlüğü)

Hakk'ı ve elçilerini yalanlamaya (götürenej kadar teşbih ve tenzihi açıklamasını kasd etmiştir ...İlahi şertat, Hakk hakkında bu dillerle konuştuğunda.. yani tenzih ve teşbihten bahsettiğinde, ...evvel emirde bunun ancak …

Hakk'ı ve elçilerini yalanlamaya (götürenej kadar teşbih ve tenzihi açıklamasını kasd etmiştir

...İlahi şertat, Hakk hakkında bu dillerle konuştuğunda.. yani tenzih ve teşbihten bahsettiğinde, ...evvel emirde bunun ancak umümiü olarak geldiği bilinmektedir... Yani lafzı işiten herkes ne kasd edildiğini anlar. ...fsonra) havâss için gelmiştir... Yani muhakkikler arasındaki havâss için gelmiştir. ...Her akıl hangi lisanla olursa ol1056 a href "/tr/tasavvuf-sozlugu/terahhus/" terahhus /a

sun... ister Kur'ân dili olan Arabca, ister indirilmiş olan diğer kitâbların dili olsun ...bu dilin 1tenzih ve teşbihin) söylemek istediği şeyi anlar... Allah kullarına gönderdiği şeriatlarla mertebelerine göre nefsi hakkındaki tenzih ve teşbihi açıklamıştır. Tenzih tarafında duran ve teşbihi kabül etmeyen kimse şeriatın bir kısmına inanmış, bir kısmını inkâr etmiştir. Ancak bunu anlamamıştır. Dolayısıyla mazurdur. Bundan dolayı tekfir edilmez. Bilakis o zâhir ve bâtın ehline göre temelde şeriatın tamamına inandığı için a href "/tr/tasavvuf-sozlugu/mu-min/" mü'mindir /a . Ancak şeriatlar, bu lafızlardan ilk anlaşılan şey itibâriyle insanların umümuna; kendilerinden anlaşılan her şey itibâriyle de insanların a href "/tr/tasavvuf-sozlugu/havassin/" havâssına /a gelmiştir. (Sofyavi, 67