Tasavvuf Klasikleri · Temmuz 8, 2026

sultanı (Tasavvuf Sözlüğü)

akıl başveziridir (başbakanıdır). Sultan, ülkesi ve işleri istikrara kavuşuncaya kadar onları yönetir. Çünkü vâli yalancıdır. Fuzüli işlerle meşgul olur ve saçma sapan konuşur. Başvezir olan aklın söylediklerine …

akıl başveziridir (başbakanıdır). Sultan, ülkesi ve işleri istikrara kavuşuncaya kadar onları yönetir. Çünkü vâli yalancıdır. Fuzüli işlerle meşgul olur ve saçma sapan konuşur. Başvezir olan aklın söylediklerine muhâlefet eder. Şehvet daima ülkede var olan malları toplamak ister. Emniyet müdürü mesâbesindeki gazab, şerli, a href "/tr/tasavvuf-sozlugu/siddet/" şiddetli /a ve azgındır. Herkesi öldürmek, her şeyi kırıp dökmek ister. Bunun gibi, ülkenin sultanı onları kendi başına bırakırsa ülke helâk ve harâb olur. Sultanın başvezirle istişâre etmesi gerekir. Vâli ve emniyet müdürünü başvezirin emrine vermesi gerekir. Böyle yaparsa memleket huzür ve güvene kavuşur, mâmür olup gelişir. Aynı şekilde kalb akılla istişâre eder, a href "/tr/tasavvuf-sozlugu/sehvet/" şehvet /a ve öfkeyi kontrolüne alırsa, bedenin işleri istikrara kavuşur, saadet ve mârifetullah yoluna girmiş olur. Eğer aklı öfkenin kontrolüne sokarsa, nefsini helâk eder ve kalbi âhirette şaki duruma düşer. (Kimyâ', 5

Nefs, his (beş duyu) idrâkinin ötesindedir. O, akılla idrâk edilir ya da onun varlığına aklın eser ve fiilleriyle varılır. Onun iki türlü alâkası vardır: Biri kendisinden aşağıda, diğeri üstünde olan tarafa aittir. Her yönün diğer yönle alâkasını tanzim eden kuvvetleri vardır. İşte kendisinin altında bulunan yöne kıyasla bulunan bu ameli kuvvetler (davranışları ortaya koyan güçler) bedenle, onun idâre ve a href "/tr/tasavvuf-sozlugu/tedbiriyle/" tedbiriyle /a alâkalı olan kuvvetlerdir. Kendisinin üzerindeki yöne kıyasla bulunan, zikredeceğimiz nazari âlimi kuvvetler (idrâk ve bilgi güçleri) ise o üst yönün te'siriyle hareket ederler ve ondan istifâde ederler. Bununla insan nefslerini idâre