Tasavvuf Klasikleri · Temmuz 3, 2026

Sunuş

Sohbet Muhammed’in Varisleri Hakkında İnceleme Ahd almak İlim Nefis Mücâhedesi Zikir Müzâkere Halvet SUNUŞ Tasavvufun ehemmiyeti ve mertebesi kâmil müslümanın şahsiyetinin şekillenmesi ve İslâm için amelî tatbikatın …

Sohbet

Muhammed’in Varisleri Hakkında İnceleme

Ahd almak

İlim

Nefis Mücâhedesi

Zikir

Müzâkere

Halvet

SUNUŞ

Tasavvufun ehemmiyeti ve mertebesi kâmil müslümanın şahsiyetinin şekillenmesi ve İslâm için amelî tatbikatın zahirinin ıslahı, bâtınının imarı, ahlâkın biçimlenmesi, ibadetin ve muamelatın tashihi geçen bölümde bize açıklanmıştı.

Saadat-ı Sûfiyye şerîatın ahkâmını ve adabını insanlara yalnız mücerret sözlerle açıklamakla yetinmez. Lâkin onlar buna ek olarak talebelerinin elinden tutar ve onları yükselme yollarında yürütürler. Allah’a yaklaşma merhalelerinde talebelerine arkadaşlık yaparlar. Ona yardım ve riayetle etrafını kuşatırlar. Merhamet ve şefkatle içlerine alır, hal ve sözleri ile ona yönelirler. Yüksek himmetleri ve büyük sadakâtları ile onu kalkındırırlar. Unuttuğunda hatırlatır, eğrildiğinde doğrultur, kaybolduğunda arar, gevşediğinde dinçleştirirler... Böylece amele dayalı bir programı çizerek mümkün olduğu kadar dinin üç rüknü olan “iman, İslâm ve ihsanı” tahakkuk ettirirler.

Muhakkak sûfiler boş davaların ve sözlerin erbâbı değil, bilakis hal ve amellerin erbâbıdır. Konuşmak ve öğretmek ne kadar kolay; amel ve uygulama ne kadar zor. İşte biz bu bölümde tarikatların amele dayalı yollarını ve tasavvuf erlerinin Allah’ın rızasının ve marifetinin tatbikatını arz edeceğiz. Bu amelî yöntem, ancak yüce Allah’ın Kitab’ını tatbik etmek ve Allah’ın Resulüne ( sallallâhu aleyhi ve sellem ) ve O’nun Ashab-ı Kirâmı ( radıyallâhu anhum )’na iktida etmekledir. Muhakkak sûfiler bu yolu bid’at olarak çıkarmamışlar, yeni bir yol da açmamışlardır. Lâkin onlar Resulullah ( sallallâhu aleyhi ve sellem )’a “kavlen, amelen ve ahlâken” uyarak yürümüşlerdir.