Tasavvuf Klasikleri · Temmuz 8, 2026

süretleriyle tafsili (Tasavvuf Sözlüğü)

ile bir araya gelmelerine veya a href "/tr/tasavvuf-sozlugu/ahadiyyet/" ahadiyyet /a a href "/tr/tasavvuf-sozlugu/mertebesinde/" mertebesinde /a gizli olarak mevcüd olan izafi isimlerin açığa çıkması ve zât-ı ahadiyyette …

ile bir araya gelmelerine veya a href "/tr/tasavvuf-sozlugu/ahadiyyet/" ahadiyyet /a a href "/tr/tasavvuf-sozlugu/mertebesinde/" mertebesinde /a gizli olarak mevcüd olan izafi isimlerin açığa çıkması ve zât-ı ahadiyyette saklı tüm zâti a href "/tr/tasavvuf-sozlugu/durumlarin/" durumların /a zuhür etmesine tekabül eder. Hariçteki taayyününden sonra kevni a href "/tr/tasavvuf-sozlugu/hakikat/" hakikatler /a gibi. (Kâşânî, 135; Câmi’, 91

Retk: Gökler ve yer yaratılmazdan önce, kenetlenmiş en büyük a href "/tr/tasavvuf-sozlugu/mutlak/" mutlak /a unsur diye adlandırılan vahdâniyyete ait maddenin bütününe retk denir. Meftük (parçalanmış, ayrılmış), yaratıklara taayyün ettikten sonraki hâlidir. Lâ zuhür olduğu için bazen, hazret-i vahdaniyyetin nisbetlerine ve çekirdekte gizli olan ağaçta olduğu gibi, ahadiyyet mertebesindeki tafsilâttan önce, Ahadiyyet Zât'ında gizli olan hakikatlarin gaybâbetine ve gizliliğine de retk denir. (Kâşânî, 148; Câmi’, 84