giri ) (bk. ilhâm
tâ'at/tâ'ât (kusür; tâ'at-ı rehbet-tâ'at-ı a href "/tr/tasavvuf-sozlugu/mehabbet/" mehabbet /a ; taksir; tekâlif
Tâat; kurtuluşun yolu, ilim ise bu yolun rehberidir. Tâatın aslı (temeli) verâ, verâın aslı takvâ, takvânın aslı nefs muhâsebesi, nefs muhâsebesinin temeli ise, havf ve recâdır. Nefs muhâsebesinin rehberi de ilimdir. (Ri'âye, 12
(Kişiye sorulacak şeylerden ilk olan ve günahlar demek olan meâsiden başka) ikinci olarak tâatlar gelir. Önce bakılır, kendisine farz olan şeyleri nasıl edâ etmiştir? Farzları noksanlıktan ve kusurdan nasıl korumuştur? Farzların noksanlarını fazladan nâfile yapmakla nasıl takviye etmiştir? Sonra teker teker organlara döner ve her biriyle alâkalı olan Allah'ın sevdiği fiilleri düşünür. (İhyâ', 168
Niyetin anahtarı nedir? diye sordular, ben de Yakindir dedim. Yakinin anahtarının ne olduğunu soranlara ise, a href "/tr/tasavvuf-sozlugu/tevekkul/" Tevekküldür /a dedim. Bu sefer de tevekkülün anahtarının ne olduğunu sordular, buna da Havf cevâbını verdim. Havfın anahtarını soranlara Sabır , sabrın anahtarını soranlara ise Rızâ diye cevâb verdim. Bunun üzerine, rızânın anahtarının ne olduğunu sordular, buna da Tâdat dedim. Tâatın anahtarını soranlara İtirâf', itirâfın anahtarını soranlara da Vahdâniyet ve a href "/tr/tasavvuf-sozlugu/rububiyyet/" rubübiyyeti /a itirâf diye cevâb verdim. Bütün bu bilgileri nasıl elde ettiğimi sordular, İlimle dedim... (Gunye, II, 125
külfetlerden doğar aslı tekliflerin
meşakkatlerdir onlar
verdi Rabb'in her mahlüka işini
işte en büyüğü budur külfetlerin
Tekâlif (ilâhi emir ve yasaklar) insanlara ağır ve zor gelir. Bunun içine emirlere sıkı sıkıya uymak, yasaklardan kaçınmak, ilâhi hükümler karşısında sabır göstermek ve nimetlerin bulunduğu anda da şükretmek girer. Bunlar dörttür: İtâat
