Tasavvuf Klasikleri · Temmuz 8, 2026

tama' (Tasavvuf Sözlüğü)

(Dedi ki): Hırs ve rağbet tamahtan dolayı ortaya çıkar. Nefsin temeli, tamah kaidesi üzerine binâ edilmiştir...Dünyâ hakkında tamah, a href "/tr/tasavvuf-sozlugu/dunya/" dünyâ /a malından daha fazlasını isteme …

(Dedi ki): Hırs ve rağbet tamahtan dolayı ortaya çıkar. Nefsin temeli, tamah kaidesi üzerine binâ edilmiştir...Dünyâ hakkında tamah, a href "/tr/tasavvuf-sozlugu/dunya/" dünyâ /a malından daha fazlasını isteme husüsundaki vesilelera yapışmaktır. Âhiret husüsunda tamah ise, âhiret amellerine hırs ve rağbet besleyerek, bu husüsta daha fazlasını taleb edecek vesilelere sarılmaktır.

tâmmât 1003 (Tamahın sebebleri ve bütün âfetleri hakkında da) dedi ki: Aşırı istek ve hırs, isteme heyecanı. Tamahı bunlardan hangisini çekerse, onun gereklerini yapar, onun araçlarını bir araya getirir. Onun gerektirdiğini elde etmeye yönelir. (Âdâbı, 65

Tefvizin zıddı tamahtır. Tamah iki şekilde cereyân eder: Birincisi recâ şeklindedir. Meselâ sen tehlikesiz ya da bir istisnâyla tehlikeli bir şey istersin. Bu övülen ve kınanmayan bir şeydir... İkincisi ise kınanan tamahtır. Bu da Hz. Peygamber'in Tamahtan sakının, çünkü o sürekli fakirliktir dediği tamahtır. Denilmiştir ki: Dinin helâkı ve fesadı tamah, alâmetiyse verâdır. Şeyhimiz der ki: Kınanmayı gerektiren tamah iki şeydedir: Birincisi şübheli bir menfaat karşısında kalbin hareketsiz kalması; ikincisi ise hüküm bakımından tehlikeli olan bir şeyi istemektir.

Şunu bil ki bu istek, tefvizden başka bir şeye tekabül etmez. (Minhâc, 51

Denilmiştir ki: Tamahın bir aslı (kökü) bir de fer'i (dalı) vardır. Aslı gaflet, fer'i ise riyâ, gösteriş, yapmacıklık ve insanların yanında makam-mevkiden bahsetmeyi sevmektir. (Gunye, II, 199

(Ayrıca bk. a href "/tr/tasavvuf-sozlugu/tefviz-teslim/" tefviz-teslim /a