dağı yıkılır. Böylece Hakk ona hakikatinin üzerinden seslenir: Ben Allah'ım! Tâhâ, 20/14) Orada Allah, kulun ismini mahveder ve kulda sadece Allah ismi kalır. Dersen ki: Yâ Allah! Sana o kul cevâb verir: Buyur, yardımını seninledir! ve sana yardım eder
(Kul bu yolda) ilerlediği takdirde, Allah ona kuvvet verir de, fenâdan sonra beka hâline çıkarırsa, o kula seslenen kişiye Allah cevâb verir. Meselâ o kimseye Yâ Muhammed!" diye de seslensen, sana Allah Buyur, yardımını seninledir! diye cevâb verir. Sonra kul daha da yükselip kuvvet kazanırsa, Hakk ona Rahmân ismiyle tecelli eder. Daha sonra Rabb, daha sonra Melik, daha sonra Alim, daha sonra Kadir ismiyle tecelli eder
Allah'ın, sözü edilen bu isimlerden her biriyle her tecelli edişinde, bu kul, mertebe bakımından bir öncekinden daha üstün olur. Bu, Hakk'ın tafsili tecellisinin, icmâli tecellisinden daha üstün olması sebebiyledir. O'nun, kuluna tafsili olarak Rahmân ismiyle zuhür etmesi, Allah ismiyle zuhür etmesindeki icmâlin tafsilidir. Kulun tafsili olarak Rabb ismiyle zuhür etmesi, ona bu isimle Rahmân isminde zuhür eden icmâli tecellinin tafsilidir. Bunun gibi, tafsili olarak Melik ismiyle zuhür etmesi. o kula Rabb isminde zuhür eden icmâli tecellinin tafsilidir. Alim ve Kadir isimleriyle tafsili olarak zuhür etmesi de Melik isminde zuhür eden icmâli tecellinin tafsilidir. Bütün ilâhi isimler için de böyledir (Her tafsili tecelli, kendisinden önceki icmâli tecellinin tafsili olduğu gibi, bir sonraki tecelliyi de icmâli olarak içinde taşır). (İnsân, 1, 35
tecelli-yi zâti
Hakk'ın Zât'ı kuluna sıfatlarından biriyle tecelli a href "/tr/tasavvuf-sozlugu/tigi/" ettiği /a zaman, bu durumda kul, bu sıfatı tafsil yoluyla (bütün ayrıntılarıyla) değil, icmâl yoluyla (toplu olarak) son sınırına kadar tesbih eder. Çünkü iki sıfatın tafsili yoktur, ancak icmâl yoluyla tesbih edilir. Kul, bu durumda bir sıfatı tesbih ve icmâl hükmüyle ikmal ettiğinde, bu sıfatın arşına istivâ eder. Böylece o sıfatla muttasıf olur. O zaman başka bir sıfatla karşılaşır. Bu durum sıfatların tamamını ikmal edene kadar sürer
Kardeşim, bu sana müşkil değildir. Kul eğer Hakk Sübhânehü ve Teâlâ'nın kendisine isim yahut sıfatıyla tecelli etmesini isterse, O da kulu kendi nefsinden fâni kılacak ve a href "/tr/tasavvuf-sozlugu/vucudun/" vücüdundan /a soyacak bir fenâ ile fâni kılar. Abdi (kulluğa ait) nür
