Tasavvuf Klasikleri · Temmuz 8, 2026

tâmme (Tasavvuf Sözlüğü)

kelimesine tahsis edilmiştir. (Kâşânî, 68; Câmi’, 93 Fass a href "/tr/tasavvuf-sozlugu/kelime/" kelimesi /a bu kitâbda (Fusüs'ta) dört mânâda kullanılmıştır. Birincisi, fass kelime demektir. bunu şöyle ifâde etmiştir. …

kelimesine tahsis edilmiştir. (Kâşânî, 68; Câmi’, 93

Fass a href "/tr/tasavvuf-sozlugu/kelime/" kelimesi /a bu kitâbda (Fusüs'ta) dört mânâda kullanılmıştır. Birincisi, fass kelime demektir. bunu şöyle ifâde etmiştir. Her a href "/tr/tasavvuf-sozlugu/hikmet/" hikmetin /a fassı ona a href "/tr/tasavvuf-sozlugu/nisbet/" nisbet /a edilen kelimedir. Fass kelimesi mübtedâ (özne), kelime lafzı da haberdir (yüklem). Yüzüğün kaşı nasıl yüzüğün bir parçası ise, alem de onun varlığıyla tamamlanmıştır. Bu mânâya göre peygamberlerin rühları yüzüğün kaşı, varlıkları da kaşa göre yüzük durumundadır. İkincisi, fass, kalb mânâsına gelir. Buna da fass kelimesini mübtedâ, fi kelimetin sözünü de haber yaparak, ilhâmlı hikmetin fassı, ondan sonra da sayılan diğer fasslar sözüyle buna a href "/tr/tasavvuf-sozlugu/isaret/" işâret /a etmiştir. Bundan sonra fassı mübteda yaparak, fi kelimetin ifâdesini de perdeleyerek (yani haberin önüne edat getirerek) haberi örtülü bir hâle getirmeyi murâd etti. Bu durumda, peygamberlerin kalbleri yüzüğün kaşı; rühları da kaşa göre yüzük durumundadır... (Sofyavi, 11