adlı eseri, hemen hemen tüm Müellifler Hakkında Bilgi sünni âlim ve mutasavvıfların saygısını kazanmıştır. Letâ'ifü'l-işârât adında a href "/tr/tasavvuf-sozlugu/tasavvuf/" tasavvufi /a bir tefsiri de bulunan Kuşeyri, zikir âdâbına dair Tertibü'sülük fi tarik a href "/tr/tasavvuf-sozlugu/ilallah/" ilallah /a adında bir eser de kaleme almıştır
Lisânüddin: Ebü Abdullah Lisânüddin Muhammed Abdullah Said Abdullah Said Ahmed Ali el-Hatib es-Selmâni el-Lüşi el-Gırnâti elEndülüsi; devlet adamı, edebiyatçı, şâir, münşi (yazar) ve tarihçidir. Tıp ve diğer ilimlere de vâkıftır. 613/1313 yılında Lüşe'de doğmuş, Gırnata'da yetişmiştir. Sultan Ebu'l-Haccâc Yusuf İsmâil ve daha sonra onun oğlu Gani billah Muhammed'e vezirlik yapmıştır. Abdülaziz el-Merini'nin daveti üzerine Endülüs'ü terk a href "/tr/tasavvuf-sozlugu/erek/" ederek /a Septe ve Tilemsen'e gelmiş, Sultan Mustansır Ahmed İbrâhim'e hizmette bulunmuştur. Ancak bir ara hizmetinde bulunduğu Sultan Gani Billah'ın emriyle, zındık olduğu ve felsefecilerin görüşlerine meylettiği ileri sürülerek tutuklanmış ve habse atılmıştır. 776/1374 yılında vefât etmiş ve Fas topraklarında defnedilmiştir. Ravzatü't-ta'rif bi'l-hubbi'ş-şerif (Ravza) adlı eseri tasavvufla alâkalıdır
Mevlânâ: Mevlânâ Celâleddin Muhammed Bahâeddin Veled er-Rümi'nin; nesebi itibariyle Hazret-i Ebü Bekr'e dayandığı belirtilmektedir. 604/1207 yılında, bugün Afganistan sınırları içinde kalan Belh şehrinde dünyaya gelmiştir. Babası, Sultânü'l-ulemâ Bahâüddin Veled, o sırada Harzemşahlar Devleti'ne bağlı olan bu şehirde siyâsi istikrarın bozulduğunu görerek şehirden ailesiyle beraber göç etme yolunu seçmiştir. Önce hacc etmek maksadıyla Hicâz'a giden kafile, daha sonra Erzincan'a, oradan da Konya'ya gelmiştir
Mevlânâ ilk bilgilerini babasından almış, genç yaşında babasının yerini doldurabilecek kadar ilim sahibi olmuştur. Babasının vefatından sonra, onun a href "/tr/tasavvuf-sozlugu/halife/" halifesi /a Burhâneddin Muhakkik Tirmizi'nin terbiyesine giren Mevlânâ, daha sonra Şems-i Tebrizi'yle karşılaşınca dünyası değişmiş, bu durum müridânı arasında hoşnutsuzluklara sebebiyet vermiştir. Hoşnutsuzlukların artması, Şems'in iki defa ortadan kaybolmasına, Mevlânâ'nın Şems'i bulmak için Şam'a kadar gitmesine yol açmıştır. Şems'in, Mevlânâ'nın oğlu Alâaddin'in de içinde bulunduğu bir topluluk tarafından öldürüldüğü rivâyetleri de vardır. Şems'in ortadan kaybolmasından sonra Mevlânâ, önce Konyalı kuyumcu Selâhaddin'i (Zerrin-küb), daha sonra da Çelebi Hüsâmeddin'i halife edinmiştir. Moğol işgali altındaki Anadolu a href "/tr/tasavvuf-sozlugu/halkin/" halkına /a ümid aşılamaya çalışan ve bu arada Moğollar'ın müslüman olmasında da pay sahibi bulunan Mevlânâ, 672/1273 yılında vefat ederek Konya'daki dergâhı haziresinde defnedilmiştir
Mesnevî'siyle meşhur olan Mevlânâ'nın, Fihi Mâ Fih, Divân, Mecâlis-i Seb'a ve Rubâiyyât gibi eserleri mevcuttur
Muhâsibi: Ebü Abdullah el-Hâris Esed el-Basri el-Anezi el-Muhasibi'nin; 165/781 ya da 170/786 yılında Basra'da doğduğu kabül edilmektedir. Genç Müellifler Hakkında Bilgi
yaşında ilim tahsil ettikten sonra Bağdad'a gelmiş, burada ilmi faaliyetlerini yürütmüştür. Hocaları arasında, Veki Cerrâh ve Ebü Ubeyd Kasım Sellâm gibi devrin meşhur muhaddisleri ve İmam Şâfit gibi meşhur fakihler bulunmaktadır
Babasının mütezili fikirlere sahip olması aralarını açmıştır. Hatta onun, sırf bu sebeple, fakirliği göze alarak, babasının yüklü mirâsını reddettiği rivâyet edilmektedir. Ehl-i a href "/tr/tasavvuf-sozlugu/sunnet/" sünnet /a kelâmının kurucuları arasında da yer alan Muhâsibi, a href "/tr/tasavvuf-sozlugu/kelam/" kelâm /a usüllerini kullanması a href "/tr/tasavvuf-sozlugu/yuzunden/" yüzünden /a Ahmed Hanbel'in taarruzlarına mârüz kalmış ve bir süre Bağdad'ı terk etmek zorunda kalmıştır. 243/857 yılında Bağdad'da vefât etmiş ve buraya defnedilmiştir
Tasavvufta takvâ, verâ, nefis muhâsebesi ve mücâhede esaslarını sağlam temellere oturtmasıyla tanınan Muhâsibi, insan rühunun derinliklerine indiği meşhur Kitâbü'r-ri'âye li hukükillah (Ri'âye), adlı şaheserini bu konuya hasretmiştir. Tefsir ve hadise dair çalışmaları dışında Adâbü'n-nüfüs (Âdâbı), Bed'ü men enâbe
