Tasavvuf Klasikleri · Temmuz 8, 2026

tavr (Tasavvuf Sözlüğü)

Tavır, iki zamanda aynı olarak kalmayan şeydir. İnsan tavırlar toplamıdır. İnsan her an yeni bir yaratılıştadır. Bir tavır ona hayat verdiğinde, onu yeni bir yaratılışla alâkalı başka bir tavır izler. Nitekim insan …

Tavır, iki zamanda aynı olarak kalmayan şeydir. İnsan tavırlar toplamıdır. İnsan her an yeni bir yaratılıştadır. Bir tavır ona hayat verdiğinde, onu yeni bir yaratılışla alâkalı başka bir tavır izler. Nitekim insan yokluktan yaratılmış, hükrmni mânâda ve mukadder olarak yokluğa a href "/tr/tasavvuf-sozlugu/nisbet/" nisbet /a edilmiştir. Senin a href "/tr/tasavvuf-sozlugu/hakikat/" hakikatin /a (aslında) Allah'ın ilminin hakikatiyle bilmekten ibârettir. (Rihle, 336; Nefehât, 68

tayfüriyyün ( O g3) şgâzb ) Tayfüriyyün, kendilerini Ebü Yezid Tayfür İsâ elBistâmi'ye nisbet ederler. Bistâmi, süfilerin reislerinden ve büyüklerindendir. Tasavvuftaki yolu a href "/tr/tasavvuf-sozlugu/galebe/" galebe /a ve sekrdir. Yüce Hakk'ın galebesi ve mehabbetinin sarhoşluğu, insanoğlunun irâdesi ve çabası ile kazandığı şeyler cinsinden değildir. Kesb (kazanma, amel etme) dâiresinin hâricinde kalan her şeye dâvet etmek a href "/tr/tasavvuf-sozlugu/batil/" bâtıldır /a . Bu husüsta a href "/tr/tasavvuf-sozlugu/taklid/" taklid /a de imkânsızdır. Şübhesiz sekr, sâhi (ayık) kişinin sıfatı olmaz. İnsan sekri kendine celbetme gücüne a href "/tr/tasavvuf-sozlugu/sahib/" sâhib /a değildir. Sekrân (sekr hâlinde olan) ise kendisi mağlüb olan kişidir. Halka iltifât edemez ki, tekellüf (zorlama) türünden sıfatlar ortaya koyabilsin. (Hücvîrî, 219

Bistâmiler sekri sahvdan üstün tutarlar. Bu sebeble, (şatahâtından birinde) Ebü Yezid Bistâmi':s demiştir ki: Benim sancağım, Muhammed'in sancağından daha yüksektir. (O, bu sözünde,) kendi sancağıyla velâyet sancağını, Hz. Muhammed'in sancağıyla da nübüvvet sancağını kasd etmiş, sekre dönük olan velâyet sancağını, sahva dönük olan nübüvvet sancağına tercih etmiştir. Bazı süfilerin, velâyetin nübüvvetten üstün olduğu görüşü bu kabildendir. Bunun böyle olması, onların velâyeti Hakk'a, nübüvveti ise halka müteveccih görmelerinden dolayıdır. Hakk'a müteveccih olan bir şeyin, halka müteveccih olan bir şeyden daha üstün olduğu husüsunda hiçbir şübhe yoktur... (Mektübât, I, 101

(Ayrıca bk. a href "/tr/tasavvuf-sozlugu/naksbendiyye/" nakşbendiyye /a