Tasavvuf Klasikleri · Temmuz 8, 2026

telbis (Tasavvuf Sözlüğü)

Telbis, bir şeyin zıddı olan bir sıfata bürünmesidir. (Lüma', 449 Telbis; Onları düşmekte oldukları kuşkuya düşürürdük âyetinden dolayı, bir şeyin hakikatinin aksine olarak mahlüka gösterilmesi a href …

Telbis, bir şeyin zıddı olan bir sıfata bürünmesidir. (Lüma', 449

Telbis; Onları düşmekte oldukları kuşkuya düşürürdük âyetinden dolayı, bir şeyin hakikatinin aksine olarak mahlüka gösterilmesi a href "/tr/tasavvuf-sozlugu/telbis/" telbistir /a . Bu sıfat, Hakk'tan başkası için a href "/tr/tasavvuf-sozlugu/muhal/" muhâldir /a . Çünkü, Allah herkes hakkındaki hükmünü izhâr etme vaktine kadar kâfiri nimetiyle zâhiren a href "/tr/tasavvuf-sozlugu/mu-min/" mü'min /a ; mü'mini de nimetiyle zâhiren kâfir olarak gösterir

Süfiler cemâatine mensüb olanlardan biri, övülmeye lâyık olan meziyetlerini kötü huylarıyla gizlerse Telbis yapıyor derler. Bu tâbir ancak bu mânâ için kullanılır. Her ne kadar aslı itibâriyle telbis ise de, süfiler nifak ve riyâya telbis demezler. Çünkü telbis sadece sınırları korumak için kullanılır. (Hücvîrî, 474

Telbis, kaim bir mevcüddan geçici olarak alınan bir a href "/tr/tasavvuf-sozlugu/sahid/" şâhidle /a nürlanmaktır. İlk inceliği, Hakk'ın fark ehline kâinâtla telbisidir. (Bu telbis,) âlemlerin sebeb, mekân ve vâsıtalarla irtibâtında olur. İkincisi, a href "/tr/tasavvuf-sozlugu/gayret/" gayret /a ehlinin saklamak süretiyle vakitlere ve gizlemek süretiyle kerâmetlere telbis etmesidir. Üçüncüsü ise temkin ehlinin, sebebleri de içine alacak şekilde âlem üzerine genişleme yoluyla telbis etmesidir. (Ravza, 496