Tasavvuf Klasikleri · Temmuz 8, 2026

tevfik (Tasavvuf Sözlüğü)

Süfi şeyhlerden bazıları, Tevfik, kul tâat yapmak istediğinde, bunu yapacak gücün a href "/tr/tasavvuf-sozlugu/kendisinde/" kendisinde /a bulunmasıdır demişlerdir. O a href "/tr/tasavvuf-sozlugu/halde/" hâlde /a kul …

Süfi şeyhlerden bazıları, Tevfik, kul tâat yapmak istediğinde, bunu yapacak gücün a href "/tr/tasavvuf-sozlugu/kendisinde/" kendisinde /a bulunmasıdır demişlerdir. O a href "/tr/tasavvuf-sozlugu/halde/" hâlde /a kul Allah'a itâat a href "/tr/tasavvuf-sozlugu/tigi/" ettiği /a zaman, kendisine Allah tarafından daha fazlası gelir, önceden a href "/tr/tasavvuf-sozlugu/sahib/" sâhib /a olduğu güçten daha fazlasına sâhib olur. Artık bundan sonraki hâllerin tamamı, kulun bütün hareket ve sükünu, Allah Teâlâ'nın fiil ve yaratması olur. İşte kulun Allah'a itâatini sağlayan bu güç ve kuvvet, tevfik diye adlandırılır. (Hücvîrî, 9

İnsanın her hâl içerisinde ihtiyaç duyduğu tevfik, insanın irâde ve fiilinin Allah'ın kazâ ve kaderine muvâfık olmasıdır. Bu tevfik, hayra da, şerre de kullanmaya müsâittir. Fakat hayır ve saâdetle alâkalı anlaşılır hâle gelmiştir. (Mizân, 88

Rüh iyiliğin, nefs de kötülüğün kaynağıdır. Akıl, rühun, hevâ da nefsin ordusudur. Tevfik (Allah'tan gelen iyiliğe yönelik muvaffakiyet) rühun, hizlân da (kötülük yapmaya yönelik kuvvet de) nefsin yardımcısıdır. İki ordunun hâkimiyet alanı da kalbdir. (Adâb , 33

Meselenin deliliyle isbâtı tahkik; bir başka delille isbâtı ise tedkik; te'sirli cümlelerle onu ifâde etmek terkik; bu ifâdenin terkibinde bedi ve meâni ilimlerini gözetmek tenmik; o husüsta itirâza mahal bırakmama ise tevfiktir. (Kavânin, 61