Tasavvuf Klasikleri · Temmuz 8, 2026

tılma hüviyyetin (Tasavvuf Sözlüğü)

katılmasına benzemez. Sebebi ise sonradan yaratılan şeylerle, hâzır ve huzür gibi mânâların akıl yoluyla bilinmesi içindir. Hâliyle bu gibi şeyler rütbe itibârıyle, akıl yoluyla bilinen gaibden bize daha yakındır. Bundan …

katılmasına benzemez. Sebebi ise sonradan yaratılan şeylerle, hâzır ve huzür gibi mânâların akıl yoluyla bilinmesi içindir. Hâliyle bu gibi şeyler rütbe itibârıyle, akıl yoluyla bilinen gaibden bize daha yakındır. Bundan sonrasını sen anla ve düşün. (İnsân, I, 43

Merâtib-i a href "/tr/tasavvuf-sozlugu/vucuddan/" vücüddan /a (varlık mertebelerinden) biri Zât-ı İlâhi (İlâhi Zât) mertebesidir. Bu mertebeye, bazı yönlerden dolayı Mutlak Mukaddes Zât'ın (Allah'ın; diğer a href "/tr/tasavvuf-sozlugu/nisbet/" nisbet /a ve tecellilerden mukaddes olduğu için gaybü'T-gayb (gaybın gaybı) denir. Bu sebeble süfiler, bu mertebeye basit ilâhi Zât demişlerdir. Çünkü ibâreler onu anlatmakta âciz kalmış ve a href "/tr/tasavvuf-sozlugu/isaret/" işâretler /a onun otağının sınırına varaınadan kesilmiştir. Bundan dolayı o mertebe gaybı munkata'ı'l-işârât fişâretlerin kesildiği yer) ve