Tılsıma, (kök harfleri itibâriyle) kendisi ters çevrildiği için bu isim verilmiştir. Yani tılsım kendisini vekil kılan herkese 1128 tılsım/tılsım-ı kutbi
musallat olur hâkimdir)". Her hâkim kılınan şey, hâkim kılınmaya devam a href "/tr/tasavvuf-sozlugu/tigi/" ettiği /a müddetçe tılsımlı demektir. Bundan dolayı tılsımda, akıllara hâkim kılma husüsu yoktur
Bunun en kuvvetlisi şudur: Tılsım, kesif ilâhi haberler ve nebevi ilimleri kabül eden akılları, o akıllar bu haber ve ilimlerin a href "/tr/tasavvuf-sozlugu/te-vil/" te'vili /a ve a href "/tr/tasavvuf-sozlugu/mizan/" mizânı /a altına girmedikçe terk etmez. Tılsım bu mesabede olmadıkça, akıllar onu kabül etmez. Bu, âleme hâkim kılmanın en zor şeklidir. Bu tılsımın a href "/tr/tasavvuf-sozlugu/sahib/" sâhibi /a himâye altındadır. Allah hakkında ona pek çok ilim verilmiştir. Ona fikir hâkim olmuştur. Allah, fikri ona, kendisinini düşünüp de herhangi bir işi sadece Allah ile bilmesi için hâkim kılmıştır. Aksi durumda bu hâkim kılınan şey ona Ey akıl, bensiz Allah'ı bilemezsin! der
Diğer bir tılsım da a href "/tr/tasavvuf-sozlugu/hayal/" hayâldir /a . Allah, onu mânâlara musallat etmiştir (hâkim kılmıştır). Hayâl, mânâları; kendilerindeki mânâya tam olarak yerleşmemiş, fakat kendisine mâni bir durum da bulunmayan bir mânâyı ortaya çıkarabildiği maddelerle bezer
Üçüncü bir tılsım, âdetlerin tılsımıdır. Allah onu nâtık nefslere musallat etmiştir. Bunlardan bir şey kaybolduğunda, üzerinde, taleb ettiği ve sâhib bulunduğu bir saltanat ve bir tesir kuvveti cereyan eder. İnsanlar ancak bu üç tılsımın yükselmesiyle temâyüz edebilirler. (Fütühât, III, 227
Kendisi a href "/tr/tasavvuf-sozlugu/muzec/" enmüzec /a feleğinin merkezi ve tasarruf madenlerinin kutbu olan tıl
