ve sevâbın büyüklüğünü ümid etmekle dedi... (Ri'âye, 24
Vaid-i a href "/tr/tasavvuf-sozlugu/mutlak/" mutlak /a (mutlak cezâ) kâfirler için, mutlak vaad (mükâfât) ise muhsinler içindir. Bazı süfiler, büyük günâhlardan kaçınmanın, küçük günâhların affedilmesini mutlak sürette vâcib kılacağını söylemişlerdir. (Ta'arruf, 30
Haber (hadis) tarikiyle gelmiştir ki, bir şahsın şahsı hakkında vaadin sâbit olması ve nüfüz etmesiyle vaidin durması ve nüfüz etmesi, Rahmân'ın kendisinden
