...Mâneti ihyâ ise ilimle olur... İlimle hâsıl olan mânevi hayat, ilâhi, zâti, ilmi ve nüri olan hayattır ki, onun hakkında Allah Teâlâ şöyle buyurur: Ölü iken... yani câhilken ...dirilttiğimiz... yani ilimle hayat verdiğimiz ...ve kendisine insanlar arasında onunla... yani nürla ...yürüdüğü bir nür... yani ilim ...verdiğimiz
kimse... Nefslerindeki hâlleri o nür vâsıtasıyla idrâk eder. Ölü bir nefsi, Allah'ın ilmiyle alâkalı husüsi bir meselede ilmin hayat vermesiyle dirilten herkes onunla diriltir; ve ona bir nür olur ki, ...onunla insanlar... ya da onların şekilleri ... içinde yürür. (Sofyavi, 258
(İsimlerin imamları ya da imam isimler:) İlâhi Esmâ denilen şu yedi isme verilen addır: Hayy, Âlim, Mürid, Kadir, Semi, Basir, Mütekellim. Diğer bütün isimlerin de aslı ve esası bu yedi isimdir... Çünkü Cüd ve Adl isimleri İlim, İrâde ve Kudret isimlerinden bağımsız değillerdir. Hattâ sadece bu isimlere değil, diğer tüm isimlere ihtiyaçları vardır. Çünkü Cüd ve Adl isimlerinin feyzi adaletli olarak akıtabilmesi, feyzin mahallinin istidâdını görmeye, istidâd lisânıyla isteyenin duâsını işitmeye, âyân-ı sabiteden isteyenin istidâdına uygun olarak Kin kelimesiyle duâsına icâbet etmeye bağlıdır. Bu iki isim tıpkı a href "/tr/tasavvuf-sozlugu/rububiyyet/" rubübiyyet /a isimlerinden olan Mücid, Hâlık ve Rezzâk isimleri gibidir... (Kâşânî, 33; Câmi’, 77
