Tasavvuf Klasikleri · Temmuz 8, 2026

vakt (Tasavvuf Sözlüğü)

Kulun irâde ve riyâzeti belli bir sınıra varınca, Hakk'ın nürlarına muttali olma fırsatı elde eder ve bu ona lezzet verir. Yanıp sönen ışıklar gibi ki, onlar buna evkat fvakitler)" derler. Her vaktin içinde iki vecd …

Kulun irâde ve riyâzeti belli bir sınıra varınca, Hakk'ın nürlarına muttali olma fırsatı elde eder ve bu ona lezzet verir. Yanıp sönen ışıklar gibi ki, onlar buna evkat fvakitler)" derler. Her vaktin içinde iki vecd bulunur: Biri, sâlikin bulduğu vecd, diğeri sâliki te'siri altına alan vecd. Sonra riyâzeti çoğaldıkça bu tip şeyler çok olur. (İşârât, IV, 86

Vecd, kalblerin, kaybetmiş oldukları zikir safâsına (berraklığına yeniden) kavuşmasıdır. Tevâcüd ve tesâkür ise mânâları birbirine yakın olan iki lafız olup, kulun vecd ve sekri davet edecek gayretlerinin ve kendisini vecd ve sekr ehlinden olan sâdık kişilere benzemeye zorlamasının da eşlik a href "/tr/tasavvuf-sozlugu/tigi/" ettiği /a bir hâldir. Vakt ise geçmişle gelecek arasında bulunur. (Luma , 418

Vaktin a href "/tr/tasavvuf-sozlugu/hakikat/" hakikati /a , tahkik ehline göre şudur: Tasavvur edilen bir hâdisenin bağlı olduğu, vuku bulması muhakkak olan diğer bir hâdisedir. Şu a href "/tr/tasavvuf-sozlugu/halde/" hâlde /a , husülü muhakkak olan hâdise, düşünülen diğer hâdise için vakittir. Meselâ Ay başında sana geleceğim" dersin. Gelme olayı tasavvurdur. Ay başı ise, husülü muhakkak olan bir hâdisedir. Şu durumda ay başı, gelme fiilinin vaktidir

Üstâd Ebü Ali Dekkak'ın şöyle söylediğini duyınuştum: Vakt, içinde bulunduğun hâldir. Eğer sen (zihnin, düşüncen ve meşguliyetinle) a href "/tr/tasavvuf-sozlugu/dunya/" dünyâda /a isen vaktin dünyâdır