durum böyledir. Müridliğin başlangıcında bu tür vesveselerle karşılaşmayan pek az sâlik vardır. Zikredilen husüslar müridlerin karşılaştıkları imtihânlardır. Bu durumda şeyhin yapması gereken şey, a href "/tr/tasavvuf-sozlugu/kendisinde/" kendisinde /a kiyâset görürse, müridi akli delillere yöneltmektir. Çünkü mârifet yolunu tutan sâlik, kendisine ârız olan vesveselerden ilim sayesinde kurtulabilir
Eğer şeyh müridinde a href "/tr/tasavvuf-sozlugu/tasavvuf/" tasavvuf /a yoluna dâir bir kuvvet ve a href "/tr/tasavvuf-sozlugu/sebat/" sebât /a bulunduğunu keşfederse, kalbinde kabül nürları ışıldayıp sırrında vuslat güneşi doğana kadar sabrı ve zikre devam etmesini emreder. (Mürid emre uyarsa) en kısa zamanda netice alınır. Fakat bu (terbiye şekli) ancak seçkin birkaç müridden başkasına tatbik edilemez (bu yol herkeste başarılı bir sonuç vermez). Müridlerin çoğunun terbiyesi, delile başvurmaları ve müride lazım olacak miktarda usül ilmini tahsil etmek şartıyla âyetler üzerinde düşünmeleri süretiyle mümkün olur. (Kuşeyri, 198
Vakfe, iki makam arasında hapis kalmaktır. (Istılâh, 534
Vakfe, iki makam arasında kalmaktır. Bu, önceki makamın gereklerini tam olarak yapmak ve bir sonraki makama da yükselmeye hazırlanmak amacıyla, o makamın edeblerini yerine getirmek içindir. (Kâşânî, 54; Câmi’, 104
