Tasavvuf Klasikleri · Temmuz 8, 2026

ve kabz (Tasavvuf Sözlüğü)

veren şey demektir. (Kâşânî, 38, Câmi’, 78 Kulun çabası olmaksızın vaktin kuvvetiyle fiçinde bulunulan hâlin güçlü olmasıyla) kalbde aniden vârid olan şeylerdir. Bu daha önce zikredilen bevâdihdir. (Kâşânî, 46; Câmi’, …

veren şey demektir. (Kâşânî, 38, Câmi’, 78

Kulun çabası olmaksızın vaktin kuvvetiyle fiçinde bulunulan hâlin güçlü olmasıyla) kalbde aniden vârid olan şeylerdir. Bu daha önce zikredilen bevâdihdir. (Kâşânî, 46; Câmi’, 105

Bevâdih, gaibden kalbe adalet yoluyla ansızın gelip, neşe veya üzüntü etkisi yapan şey demektir

Hevâcim, Kulun zorlaması olmaksızın vaktin kuvvetiyle kalbde aniden vârid olan şeylerdir. Gelen vâridin kuvvet ve zayıflılığına göre farklı türleri vardır. Hevâcimin kendisini uçurduğu ve evirip çevirdiği kimseler vardır. Hâl ve kuvveti, ansızın gelen şeyin üzerinde a href "/tr/tasavvuf-sozlugu/olan-kimse/" olan kimseler /a vardır. Bunlar bevâdihdir, vaktin efendileridir. (Ravza, 515

(Ayrıca bk. a href "/tr/tasavvuf-sozlugu/leva-ih-levami-tavali-tavarik-sevarik-kadih/" levâ'ih-levâmi'-tavâli'-tavârık-şevârık-kâdih /a