Tasavvuf Klasikleri · Temmuz 8, 2026

vesveselere (Tasavvuf Sözlüğü)

devam etmekte ısrârlı olan kişinin, kendisiyle yol (sırât-ı müstakim) arası, gök ile yer arası gibidir. Nefste yalancı iddiâların bulunmasının, onun hâllerinden olduğu gizli bir husüs değildir. Bazen nefs, yalancı olduğu …

devam etmekte ısrârlı olan kişinin, kendisiyle yol (sırât-ı müstakim) arası, gök ile yer arası gibidir. Nefste yalancı iddiâların bulunmasının, onun hâllerinden olduğu gizli bir husüs değildir. Bazen nefs, yalancı olduğu a href "/tr/tasavvuf-sozlugu/halde/" hâlde /a , tevbede sadakat iddiâsında bulunur. Tevbe husüsunda her bir makamda sadakat a href "/tr/tasavvuf-sozlugu/sahib/" sâhibi /a olup olmadığı, ancak şeyhinin, a href "/tr/tasavvuf-sozlugu/sehadet/" şehâdet /a etmesiyle kabül olunabilir. Rabb'ini müşâhede etmekten göz açıp kapayıncaya kadar gafil olup da, tevbe edecek bir makama ulaşıncaya kadar bu böyle devam eder. Ardından ebedi ebedi, zamanların dehri olan Allah'ı tâzim etme makamlarına ulaşır. Tâzim husüsunda ne bir makamda durur, ne de karar kılar (durmadan makamdan makama ilerler). Bu, tevbeyle alâkalı söyledikleri şeyin nihâi amacıdır. (Envâr, I, 53

Tevbe, önce büyük günâhlardan, sonra küçük günâhlardan, sonra mekrühlardan, sonra evlâ olan helâlden, sonra hasenâtı görmekten, sonra zamanın sayılı fakirlerinden biri olduğunu görmekten olur. (Envâr, I, 54

Tevbe, her makam ve hâlin aslı, makamların ilkidir. O, binâya göre arsa mesabesindedir. Arsası olmayının binâsı da yoktur. Tevbesi olmayanın, hâli de, makamı da olmaz

Tevbe (husüsiyet itibâriyle) iki türlüdür: İnâbe ve isticâbe. İnâbe, Allah'tan, senin üzerindeki kudretinden dolayı korkmandır. İsticâbe ise, sana yakın olmasından dolayı Allah'tan hayâ etmendir

Tevbe günâhtan rücü etmektir. (Derece itibâriyle) iki kısma ayrılır: Havâssın ve avâmın tevbesi. Avâmın tevbesi de üç mertebedir: Birincisi kâfirlerin tevbesidir. Onların tevbesi imânla, İslâm'la ve tuğyanı (azgınlık, zorbalık ve isyânı terk etmekle olur

a href "/tr/tasavvuf-sozlugu/tevbe-inabe-evbe/" tevbe-inâbe-evbe /a

İkincisi fâsıkların tevbesidir. Onların tevbesi, geçmişe pişmanlık duyarak ve