hem zât, hem de sıfatla; hem lâzım, hem de araz (hem zorunlu, hem de arızi) olarak; hem a href "/tr/tasavvuf-sozlugu/hakikat/" hakikat /a , hem de mecaz olarak kendinde toplamıştır. Hariçte her ne duyup işitiyorsan, o, insanın inceliklerinden bir incelik veya onun bazı hakikatlerinden birinden ibârettir. Şu a href "/tr/tasavvuf-sozlugu/halde/" hâlde /a insan; (âlem olarak) Hakk'tır (Hakk âlemidir), Zât'tır (Zât âleminin niteliklerini de içinde taşır), sıfattır, arştır, kürsidir, levhtir, kalemdir, melektir, cindir, gökler ve yıldızlarıdır, yerler ve onda bulunan ne varsa hepsidir, a href "/tr/tasavvuf-sozlugu/dunya/" dünyâ /a ve âhiret âlemidir
vücüdi olarak (Tasavvuf Sözlüğü)
hem zât, hem de sıfatla; hem lâzım, hem de araz (hem zorunlu, hem de arızi) olarak; hem a href "/tr/tasavvuf-sozlugu/hakikat/" hakikat /a , hem de mecaz olarak kendinde toplamıştır. Hariçte her ne duyup işitiyorsan, o, …
